You — 5. Sezon Bölüm 5
Kelimeler ve anlamları
637 kelime
yokluk
Sahnedebir yerde bulunmama durumu
His absence was noticed by everyone
Yokluğu herkes tarafından fark edildi
durdurmak
Sahnedebir eyleme son vermek
Stop talking
Konuşmayı bırak
dur
Sahnedebirine durması için söylenen söz
Stop!
Dur!
durak
otobüs veya trenin durduğu yer
Where is the bus stop
Otobüs durağı nerede
uğramak
bir yere kısa süreliğine gitmek
I will stop by your house later
Daha sonra evine uğrayacağım
pislik
Sahnedeçok hoş olmayan veya aşağılık kişi
Don't listen to that shitbag
O pisliği dinleme
metin
Sahnedeyazılı bir eser veya içerik
Please read this text carefully
Lütfen bu metni dikkatlice oku
mesaj atmak
telefonla yazılı mesaj göndermek
Please text me later
Daha sonra bana mesaj at
mesajlaşmak
telefondan yazılı ileti göndermek
I will text you later
Sana daha sonra mesaj atacağım
işin özü
Sahnedebir durumun en önemli veya temel gerçekleri
Let's get down to the nitty gritty of the contract
Sözleşmenin işin özüne inelim
göndermek
Sahnedebirini veya bir şeyi bir yere gitmeye yöneltmek
I will send him to school
Onu okula göndereceğim
göndermek
bir mesajı veya nesneyi başkasına ulaştırmak
I will send an email to him
Ona bir e-posta göndereceğim
niyetlenmek
bir şeyi yapmayı planlamak
I send to do this
Bunu yapmaya niyetleniyorum
göndermek
bir şeyi veya birini bir yere ulaştırmak amacıyla yola çıkarmak
Please send the letter to my house
Lütfen mektubu evime gönder
yumruk atmak
Sahnedebir şeye kuvvetle vurmak
He packs a hard punch
O çok sert yumruk atar
yerleştirmek
eşyaları bir kabın içine doldurmak
Pack the boxes
Kutuları doldur
sürü
bir arada bulunan canlılar grubu
A pack of dogs
Bir köpek sürüsü
paket
bir şeyleri içine koymaya yarayan küçük kutu
I bought a pack of gum
Bir paket sakız aldım
sabah görüşürüz
Sahnedeertesi gün tekrar karşılaşacağınız birine veda ederken kullanılan ifade
See you in the morning
Sabah görüşürüz
ayrılmak
Sahnedebir yerden başka bir yere gitmek
They left the house early
Evden erkenden ayrıldılar
bırakmak
Sahnedebir şeyi olduğu yerde tutmak
Leave your coat on the chair
Ceketini sandalyede bırak
bırakmak
birine bir şey devretmek
He left his money to his son
Parasını oğluna bıraktı
izin
bir şey yapma müsaadesi
He asked for leave to visit his family
Ailesini ziyaret etmek için izin istedi
kabul etmek
Sahnedesunulan bir şeyi almak
I will take it
Onu kabul edeceğim
başa çıkmak
bir sorunla veya durumla mücadele etmek
Can you take it
Bununla başa çıkabilir misin
almak
bir şeyi tutup yanına götürmek
Take it with you
Onu yanına al
Kalan 627 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 637 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap