You — 5. Sezon Bölüm 10
Kelimeler ve anlamları
533 kelime
zayıf
Sahnedegücü az olan
He is too weak to stand
Ayakta duramayacak kadar zayıf
daha zayıf
zayıf sıfatının karşılaştırma biçimi
He became weaker after the illness
Hastalıktan sonra daha zayıf düştü
zayıf
gücü veya kuvveti az olan
He feels weak after being sick
Hastalandıktan sonra kendini zayıf hissediyor
hak etmek
Sahnedebir şeye layık olmak
You deserve a break
Bir molayı hak ediyorsun
hak etmek
bir şeyi elde etmeye değer olmak
You deserve to be happy
Mutlu olmayı hak ediyorsun
pusula
Sahnedeyönü gösteren araç
He used a compass to find the way
Yolunu bulmak için bir pusula kullandı
pusula
yönü gösteren bir cihaz
We used a compass to find our way
Yolumuzu bulmak için bir pusula kullandık
yetenek
Sahnedebir şeyi iyi yapma konusundaki doğal kabiliyet
She has a gift for music
Onun müzik konusunda bir yeteneği var
hediye
birine ücretsiz olarak verilen şey
This is a gift for you
Bu senin için bir hediye
hediye etmek
birine bir şeyi karşılıksız vermek
She decided to gift the book to her friend
Kitabı arkadaşına hediye etmeye karar verdi
yetki
bir şeyi kararlaştırma veya verme hakkı
She has the gift to make final decisions
Nihai kararları verme yetkisi var
merhaba
Sahnedeselam vermek için kullanılır
Hello, how are you
Merhaba, nasılsın
yahu
şaşkınlık veya inanmazlık belirtmek için kullanılır
Hello? Are you kidding
Yahu, şaka mı yapıyorsun
plan
Sahnedebir şeyi yapmak için yöntem
I have a great plan
Harika bir planım var
plan
bir şeyi yapmaya yönelik düzenleme
We made a plan for the trip
Gezi için bir plan yaptık
planlamak
bir şeyi yapmak için düzenleme yapmak
I plan to visit my friend
Arkadaşımı ziyaret etmeyi planlıyorum
yine de
Sahnedeher durumda
It's raining, but I'll go anyway
Yağmur yağıyor ama yine de gideceğim
neyse
konuyu değiştirmek veya bir duraksamadan sonra devam etmek için kullanılan söz
Anyway let us continue with the lesson
Neyse derse devam edelim
muhteşem
Sahnedeçok çekici veya güzel
You look gorgeous in that dress
Bu elbisenin içinde muhteşem görünüyorsun
görünürlük
Sahnedeçok sayıda insan tarafından görülme durumu
The movie gave her a lot of exposure
Film ona büyük bir görünürlük sağladı
maruz kalma
korumasız bir şekilde açıkta kalma durumu
Exposure to cold is dangerous
Soğuğa maruz kalmak tehlikelidir
ifşa
bir şeyin bilinir hale getirilmesi eylemi
The reporter started an exposure of the truth
Gazeteci gerçeğin ifşasını başlattı
maruz kalma
bir şeyin etkisine veya temasına açık olma durumu
Exposure to cold can be dangerous
Soğuğa maruz kalmak tehlikeli olabilir
paylaşmak
Sahnedebir özelliği başkasıyla aynı şekilde taşımak
We share the same hobby
Aynı hobiyi paylaşıyoruz
pay
bir şeyin bir parçası veya bölümü
This is your share
Bu senin payın
ortak kullanmak
bir nesneyi başkalarıyla birlikte kullanmak
I share a room with him
Odamı onunla ortak kullanıyorum
Kalan 523 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 533 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap