

Anne With An E — 1. Sezon Bölüm 1
Kelimeler ve anlamları
994 kelime
hırsız
Sahnedeeşyaları çalan kişi
The thief stole my wallet
Hırsız cüzdanımı çaldı
hırsız
başkasının eşyasını izinsiz alan kimse
The thief stole my phone
Hırsız telefonumu çaldı
hırsız
bir başkasının malını gizlice alan kimse
The thief stole the wallet
Hırsız cüzdanı çaldı
soyguncu
bir yerden zorla mal çalan kişi
The thief was caught by police
Soyguncu polis tarafından yakalandı
doğru şekilde
Sahnededoğru bir biçimde
He rightly guessed the answer
Cevabı doğru tahmin etti
balon kol
Sahnedemanşet veya omuzda büzülerek hacimli hale getirilmiş kol
This dress has nice puff sleeves
Bu elbisenin güzel balon kolları var
puf kol
Sahnedeomuz kısmından toplanarak hacim kazandırılmış kol stili
She chose a blouse with puff sleeves
Puf kollu bir bluz seçti
müdavim
Sahnedebir yere sık giden kişi
He is a regular at this cafe
O bu kafenin müdavimidir
düzenli
sık sık veya belirli zamanlarda olan
I exercise on a regular basis
Düzenli olarak egzersiz yaparım
normal
alışılmış veya tipik
It was just a regular day
Sadece normal bir gündü
düzenli
belirli aralıklarla tekrarlanan veya standart olan
The bus arrives at regular intervals
Otobüs düzenli aralıklarla gelir
içinde
Sahnedebir şeyin iç kısmı veya içinde
The keys are inside the bag
Anahtarlar çantanın içinde
içeride
Sahnedebir yerin veya nesnenin içi
It is very hot inside
İçerisi çok sıcak
içeriden
sadece sınırlı sayıda kişinin bildiği
She has inside knowledge
Onun içeriden bilgisi var
iç
bir yerin iç kısmı veya oraya girme imkanı
The key lets you inside the room
Anahtar odaya girmenizi sağlar
çok miktarda
Sahnedebir şeyden çok miktarda olması
I have a good deal of work to do
Yapacak çok işim var
iyi anlaşma
avantajlı bir teklif veya düzenleme
We made a good deal today
Bugün iyi bir anlaşma yaptık
kulaktan kulağa
Sahnedebilginin insanlar arasında sözlü olarak yayılması
I heard about this restaurant by word of mouth
Bu restoranı kulaktan kulağa duydum
kulaktan kulağa
insanların birbirine konuşarak aktardığı bilgi
I heard about this restaurant by word of mouth
Bu restoranı kulaktan kulağa duydum
-medikçe
Sahnedebir şeyin gerçekleşmesinin başka bir durumun olmamasına bağlı olduğunu belirtir
You cannot pass unless you study hard
Çok çalışmadıkça geçemezsin
madıkça
başka bir durum olmadıkça
I won't go unless you come
Sen gelmedikçe gitmeyeceğim
-meli/-malı
Sahnedeyapılması gereken doğru şeyi belirtmek için kullanılır
You ought to apologize
Özür dilemelisin
meli
yapılması gereken doğru veya mantıklı bir işi belirtmek için kullanılır
You ought to study for the exam
Sınav için ders çalışmalısın
beklenmek
kanıtlara veya mantığa göre gerçekleşmesi muhtemel durumları belirtmek için kullanılır
The train ought to arrive soon
Trenin yakında varması bekleniyor
Allah aşkına
Sahnedeşaşkınlık veya güçlü vurgu belirtmek için kullanılan ifade
What on earth are you doing
Allah aşkına ne yapıyorsun
dünyada
bir soruya vurgu yapmak için kullanılan ifade
What on earth are you doing
Dünyada ne yapıyorsun sen
Kalan 984 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 994 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap