

Anne With An E — 2. Sezon Bölüm 5
Kelimeler ve anlamları
608 kelime
gevezelik etmek
Sahnedehızlı ve sürekli konuşmak
They chatter all day
Tüm gün gevezelik ederler
hızlıca konuşmak
Sahnedeara vermeden hızlıca konuşmak
She started to chatter
Hızlıca konuşmaya başladı
fırsat
Sahnedeuygun bir zaman veya durum
This is a great opportunity
Bu harika bir fırsat
fırsat
bir şeyi yapabilme imkanı sağlayan iyi durum
This job is a great opportunity
Bu iş harika bir fırsat
onarmak
Sahnedebir şeyi eski durumuna getirmek için düzeltmek
They want to restore the old painting
Eski tabloyu onarmak istiyorlar
geri getirmek
eski iyi durumuna getirmek
The medicine restored his health
İlaç sağlığını geri getirdi
eski haline getirmek
bir şeyi önceki durumuna döndürmek
They will restore the old building
Eski binayı eski haline getirecekler
salon
Sahnedebelirli bir hizmetin sunulduğu iş yeri
She went to the beauty parlour
Güzellik salonuna gitti
varmak
Sahnedebir yere ulaşmak
We will come to the city soon
Şehre yakında varacağız
ayılmak
Sahnedetekrar bilinci yerine gelmek
The patient started to come to after the surgery
Hasta ameliyattan sonra ayılmaya başladı
farkına varmak
bir şeyi yavaşça anlamak
I slowly came to realize the truth
Yavaş yavaş gerçeğin farkına vardım
kanaatine varmak
bir kişi ya da durum hakkında belirli bir görüşe sahip olmak
I have come to believe that he is honest
Onun dürüst olduğu kanaatine vardım
değinmek
bir konu hakkında konuşmaya başlamak
We will come to that topic later
O konuya sonra değineceğiz
gelmek
belirli bir yere ulaşmak
Please come to my office
Lütfen ofisime gel
ziyaret etmek
birinin yanına gidip vakit geçirmek
Please come to see me
Lütfen beni ziyarete gel
başlamak
bir şeyi yapmaya girişmek
I come to like this song
Bu şarkıyı sevmeye başlıyorum
ilgili olmak
bir konu hakkında olmak
When it comes to cooking he is an expert
Yemek pişirmek söz konusu olduğunda o bir uzmandır
yaprak
Sahnedebitkilerin ve ağaçların yassı yeşil kısmı
Many leaves fall from the tree in autumn
Sonbaharda ağaçtan çok sayıda yaprak dökülür
ayrılmak
bir yerden veya bir kişiden uzaklaşmak
I will leave now
Şimdi ayrılacağım
tabaka
bir maddenin çok ince ve düz parçası
He used a thin leaf of gold for decoration
Süsleme için ince bir altın tabaka kullandı
amaç
Sahnedebir şeyin yapılma nedeni
What is the purpose of this meeting?
Bu toplantının amacı nedir?
amaç
yapmayı planladığınız şey
What is the purpose of this meeting
Bu toplantının amacı nedir
teşekkür ederim
Sahnedeminnettar olduğunuzu göstermek için kullanılan nazik ifade
I want to say thank you
Sana teşekkür ederim demek istiyorum
teşekkür
minnettarlık ifade eden söz
I sent a thank-you to my teacher
Öğretmenime bir teşekkür gönderdim
sandviç
Sahnedeiki dilim ekmek arası malzeme
I ate a sandwich for lunch
Öğle yemeği için sandviç yedim
Sandwich
İngiltere veya Amerika da bulunan bir yerleşim yeri adı
Sandwich is a town
Sandwich bir kasabadır
şefkat
Sahnedenazik ve şefkatli olma durumu
She looked at the baby with tenderness
Bebeğe şefkatle baktı
hassasiyet
bir yerin acıması veya dokunmaya karşı duyarlı olması
I felt tenderness in my injured ankle
İncinmiş ayak bileğimde hassasiyet hissettim
Kalan 598 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 608 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap