

Brooklyn Nine-Nine — 1. Sezon Bölüm 14
Kelimeler ve anlamları
629 kelime
iç çamaşırı
Sahnededış kıyafetlerin altına giyilen giysi
I need to buy new underwear
Yeni iç çamaşırı almam gerekiyor
depar atmak
Sahnedetam hızla koşmak
He had to sprint to catch the bus
Otobüse yetişmek için depar atmak zorunda kaldı
kısa koşu
kısa ve hızlı yapılan koşu veya çaba
He finished the race with a sprint
Yarışı kısa bir koşuyla bitirdi
çarpmak
Sahnedebir şeye vurmak veya çarpmak
I bumped into the table
Masaya çarptım
yerinden etmek
birini bulunduğu konumdan çıkarmak veya değiştirmek
I was bumped from the flight
Uçuştan çıkarıldım
cinsel ilişkiye girmek
cinsel ilişkiye girmek
They bumped
Cinsel ilişkiye girdiler
şişlik
bir yüzeydeki küçük kabarık alan
He has a bump on his head
Başında bir şişlik var
yerinden etmek
birini bulunduğu pozisyondan çıkarmak
They bumped me from the flight
Havayolu beni uçuştan çıkardı
artış
miktarda veya seviyede ani yükseliş
We need a salary bump
Maaş artışına ihtiyacımız var
tok ses
müzikte derin ve ağır bas sesi
I can hear the bass bump
Basın tok sesini duyabiliyorum
çıkarmak
birini bulunduğu yerden uzaklaştırmak
They bumped him from the team
Onu takımdan çıkardılar
kullanmak
Sahnedebir şeyden yararlanmak
Can I use your pen
Kalemini kullanabilir miyim
yarar
bir şeyin sağladığı fayda
That information has no use
O bilginin hiçbir yararı yok
eskiden yapmak
geçmişte düzenli yapılan ama artık yapılmayan eylem
I used to swim every morning
Eskiden her sabah yüzerdim
ihtiyaç duymak
bir şeye gerek duymak
I could really use some help
Gerçekten biraz yardıma ihtiyacım var
ha
Sahnedekafa karışıklığını veya tekrar isteğini belirtir
Huh? Who is that?
Ha? O kim?
değil mi
karşıdakinin katılıp katılmadığını sormak için kullanılır
It's hot, huh?
Hava sıcak, değil mi?
uyarı
Sahnedesize tehlikeyi bildiren bir mesaj
I got a weather alert
Bir hava durumu uyarısı aldım
uyanık
tamamen uyanık ve net düşünebilen
He is very alert
O çok uyanık
uyarmak
birini bir tehlike veya durum hakkında haberdar etmek
The alarm alerted everyone to the fire
Alarm herkesi yangına karşı uyardı
tetikte
olası tehlikelere karşı dikkatli olmak
The guard stayed alert all night
Muhafız bütün gece tetikte kaldı
garip
Sahnedealışılmışın dışında veya şaşırtıcı
That is a strange sound
Bu garip bir ses
tuhaf
alışılmadık veya sıra dışı
It was a strange dream
Tuhaf bir rüyaydı
garip
normal veya beklenenden farklı olan
It is strange to see snow here
Burada kar görmek garip
lanet olsun
Sahnedeöfke veya hayal kırıklığı ifadesi
Damn, I forgot my keys
Lanet olsun, anahtarlarımı unuttum
önemsemek
bir şeyi önemsemek veya değer vermek
I don't give a damn about it
Bunu hiç umurumda değil
lanetlemek
birinin cezayı hak ettiğini söylemek
The priest damned the sinner
Rahip günahkarı lanetledi
çok
büyük bir derecede
It is damn hot today
Bugün hava feci sıcak
dahil etmek
Sahnedebirini bir şeye katmak veya ilgilendirmek
We need to engage the local community
Yerel topluluğu dahil etmemiz gerekiyor
nişanlı
evlenmek üzere söz vermiş
They are engaged
Onlar nişanlı
çalıştırmak
bir makineyi veya sistemi çalışır duruma getirmek
You need to engage the machine
Makineyi çalıştırman gerekiyor
çatışmaya girmek
birine veya bir şeye karşı savaşmaya başlamak
The soldiers engaged the enemy
Askerler düşmanla çatışmaya girdi
devasa
Sahnedeboyut olarak çok büyük
The elephant is enormous
Fil devasadır
Kalan 619 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 629 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap