

Fleabag — 1. Sezon Bölüm 2
Kelimeler ve anlamları
340 kelime
şarap
Sahnedeüzümden yapılan alkollü içecek
I drink red wine
Kırmızı şarap içerim
ağırlamak
birinin beğenisini kazanmak için ona yemek veya içki ısmarlamak
They wined and dined the potential client
Potansiyel müşteriyi güzelce ağırladılar
rica etmek
Sahnedebir şey istemek
I ask for a pen
Bir kalem rica ediyorum
sormak
Sahnedebirine soru yöneltmek
I need to ask a question
Bir soru sormam gerekiyor
istemek
bir şeyi yapmayı planlamak
I ask to do this task
Bu görevi yapmayı istiyorum
güvenli
Sahnedetehlikeli veya riskli olmayan
You are safe here
Burada güvendesin
çelik kasa
değerli eşyaları korumak için kullanılan metal kutu
The documents are in the safe
Belgeler çelik kasada
güvenilir
bir işi iyi yapacağına inanılan
She is a safe choice for the job
O bu iş için güvenilir bir seçenek
kesin
bir şeyden emin olma durumu
It is a safe bet
Bu kesin bir bahis
penis
Sahnedeerkek cinsel organı
He felt pain in his cock
Penisinde ağrı hissetti
eğmek
bir şeyi belli bir açıyla yan tutmak
He cocked his head in confusion
Kafasını şaşkınlıkla yana eğdi
horoz
erkek tavuk
The cock crowed loudly
Horoz yüksek sesle öttü
kurmak
ateşli silahı atışa hazır hale getirmek
He cocked the rifle
Tüfeği kurdu
biraz
Sahnedeküçük bir miktar veya derece
I am a little bit tired
Biraz yorgunum
biraz
küçük bir derecede
I am a little bit tired
Biraz yorgunum
bisikletçi
Sahnedebisiklet süren kişi
He is a professional cyclist
O profesyonel bir bisikletçidir
derin
Sahnedeçok güçlü veya ciddi
He felt a profound sense of sadness
Derin bir üzüntü hissetti
bakmak
Sahnedebirini veya bir şeyi görmek için gözlerini ona çevirmek
Look at that bird
Şu kuşa bak
incelemek
bir şeyi dikkatlice araştırmak veya düşünmek
I need to look at the documents
Belgeleri incelemem gerekiyor
gözlerini çevirmek
gözlerini birine ya da bir şeye yöneltmek
She turned to look at the dog
Köpeğe bakmak için döndü
gözlemlemek
bir şeye dikkatle bakmak
We looked at the birds in the trees
Ağaçlardaki kuşları gözlemledik
görmek
gözlerini kullanarak bir şeyi görüntülemek
I looked at the map
Haritaya baktım
incelemek
bir şeyi görmek için gözlerini ona yöneltmek
He looked at the report
Raporu inceledi
almak
Sahnedebir şeyi elde etmek
I got a letter today
Bugün bir mektup aldım
varmak
bir yere ulaşmak
When did you get home?
Eve ne zaman vardın?
olmak
belirli bir duruma gelmek
It is getting cold
Hava soğuyor
sahip olmak
bir şeye sahip olmak veya onu içinde bulundurmak
I have got a new bike
Yeni bir bisikletim var
çekici
Sahnedefiziksel olarak etkileyici
She looks sexy in that dress
O elbisenin içinde çekici görünüyor
seksi
cinsel arzu uyandıran
He has a sexy voice
Seksi bir sesi var
seksi
cinsel açıdan çekici olan
He looks very sexy in that suit
O takım elbise içinde çok seksi görünüyor
Kalan 330 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 340 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap