

Lost — 1. Sezon Bölüm 22
Kelimeler ve anlamları
352 kelime
adanmışlık
Sahnedebir işe veya hedefe zaman ve çaba harcama niteliği
Her dedication to her work is impressive
İşine olan adanmışlığı etkileyici
ithaf töreni
bir yeri veya eseri resmi olarak isimlendirmek veya açmak için yapılan özel etkinlik
The library held a dedication ceremony
Kütüphane bir ithaf töreni düzenledi
eşya
Sahnedesomut bir varlık veya nesne
Put your things on the table
Eşyalarını masanın üzerine koy
etkinlik
yapılan bir iş veya faaliyet
Swimming is a good thing to do
Yüzmek yapılacak iyi bir etkinliktir
konu
üzerinde konuşulan mesele
That is a complicated thing
Bu karmaşık bir konudur
hissetti
Sahnededokunma veya duygu yoluyla fark etmek
I felt the cold wind
Soğuk rüzgarı hissettim
utandı
utangaç veya tuhaf hissetmek
He felt awkward at the party
Partide kendini tuhaf hissetti
keçe
preslenmiş yünden yapılan yumuşak kumaş
This hat is made of felt
Bu şapka keçeden yapılmıştır
yerleştirmek
Sahnedeeşyaları bir kabın içine doldurmak
Pack the boxes
Kutuları doldur
sürü
bir arada bulunan canlılar grubu
A pack of dogs
Bir köpek sürüsü
yumruk atmak
bir şeye kuvvetle vurmak
He packs a hard punch
O çok sert yumruk atar
paket
bir şeyleri içine koymaya yarayan küçük kutu
I bought a pack of gum
Bir paket sakız aldım
tamam
Sahnedebir şeyi kabul ettiğini belirtmek için kullanılır
All right I will help you
Tamam sana yardım edeceğim
tamam
dinleyicinin anladığını kontrol etmek veya ara vermek için kullanılır
All right, let's move on
Tamam, devam edelim
iyi
kabul edilebilir veya sorunsuz durum
Everything is all right
Her şey yolunda
manzara
Sahnedegörülen şey veya görünüm
The waterfall is a wonderful sight
Şelale harika bir manzara
görme yetisi
görme yeteneği
Her sight is getting worse
Görme yetisi kötüleşiyor
fark etmek
birini veya bir şeyi aniden görmek
They sighted a ship in the distance
Uzakta bir gemi fark ettiler
belirli
Sahnedebelirli bir kişiye veya şeye ait
Is there a particular reason?
Belirli bir sebep var mı?
özellikle
her zamankinden daha fazla veya özellikle
I love music, in particular jazz
Müziği severim, özellikle cazı
titiz
kolay beğenmeyen ve çok yüksek standartları olan
He is very particular about his food
O yemeği konusunda çok titizdir
boşa harcamak
Sahnedebir şeyi gereksiz yere kullanmak
Do not waste your time
Zamanını boşa harcama
kafası güzel
çok sarhoş veya uyuşturucu etkisinde olmak
He was totally wasted
Tamamen kafası güzeldi
atık
istenmeyen malzemeler
Industrial waste is a problem
Endüstriyel atıklar bir sorundur
zayıflamak
güçten düşüp cılızlaşmak
He began to waste away
Güçten düşüp zayıflamaya başladı.
okyanus
Sahnedeçok büyük tuzlu su alanı
The ocean is very deep
Okyanus çok derindir
okyanus
çok geniş tuzlu su kütlesi
The ocean is very deep
Okyanus çok derindir
emin
Sahnedeşüphenin olmaması
I am sure about this
Bu konuda eminim
elbette
Sahnedebir şeyi kabul ettiğini veya onayladığını söylemek
Sure I will do that
Elbette bunu yapacağım
yer
belirli bir alan veya nokta
We met at this sure
Bu yerde buluştuk
tamam
bir öneriyi veya fikri onaylamak için kullanılan ifade
We can meet later. Sure.
Daha sonra buluşabiliriz. Tamam.
Kalan 342 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 352 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap