

Lost — 2. Sezon Bölüm 8
Kelimeler ve anlamları
317 kelime
cevap vermek
Sahnedebir soruya veya duruma karşılık olarak bir şey söylemek veya yapmak
Please respond to my question
Lütfen soruma cevap verin
tepki vermek
Sahnedebir şeye karşılık olarak bir şey yapmak
How did he respond to the news
Habere nasıl tepki verdi
yanıtlamak
bir yazıya veya mesaja karşılık olarak bir şey yazmak veya söylemek
He didn't respond to the email
E-postaya yanıt vermedi
cevap vermek
bir soruya veya söze karşılık olarak bir şey söylemek
Please respond to my question
Lütfen soruma cevap ver
çarşaf
Sahnedeyatakta kullanılan büyük kumaş parçası
I wash the sheets every week
Her hafta çarşafları yıkarım
çarşaflar
yatak örtmek için kullanılan büyük kumaş parçası
I wash the sheets every week
Çarşafları her hafta yıkarım
çözmek
Sahnededüğümü açmak veya bağlanmış bir şeyi serbest bırakmak
She is untying her shoelaces
Ayakkabısının bağcıklarını çözüyor
emir
Sahnedebir şeyi yapılması için verilen talimat
The captain gave a strict order
Kaptan kesin bir emir verdi
düzen
şeylerin yerleştirilme veya birbirini takip etme şekli
Put the books in alphabetical order
Kitapları alfabetik sıraya koy
tarikat
aynı dini kurallara bağlı topluluk
He joined a religious order
Dini bir tarikata katıldı
sipariş etmek
bir restoranda yemek ya da içecek istemek
I want to order a pizza
Bir pizza sipariş etmek istiyorum
susturmak
Sahnedebirinin konuşmasını engellemek
He tried to shut her
Onu susturmaya çalıştı
kapatmak
bir şeyin çalışmasını durdurmak
Please shut the computer
Bilgisayarı kapat
dışarıda bırakmak
birini bir grubun veya etkinliğin dışında tutmak
They shut him out of the conversation
Onu konuşmanın dışında bıraktılar
titreme
Sahnedehızlı ve küçük hareketlerle sallanma
Her hands were shaking
Elleri titriyordu
ofloksasin
Sahnedebakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan bir ilaç
The doctor prescribed ofloxacin for my infection
Doktor enfeksiyonum için ofloksasin reçete etti
nüfuzunu kullanmak
Sahnedebir işi halletmek için tanıdıklarını araya sokmak
She pulled strings to get the job
İşi almak için nüfuzunu kullandı
torpil kullanmak
bir işi halletmek için bağlantılarını kullanmak
He pulled strings to get the job
İşi almak için torpil kullandı
perde arkasından iş çevirmek
istediğini elde etmek için gizli yollardan müdahale etmek
She pulls strings to control the board members
Yönetim kurulu üyelerini kontrol etmek için perde arkasından iş çeviriyor
nüfuzunu kullanmak
bir şeyi yaptırmak amacıyla etkili kişileri devreye sokmak
He pulled strings to get his project approved
Projesini onaylatmak için nüfuzunu kullandı
hissetmek
Sahnedefiziksel veya duygusal bir duyuya sahip olmak
I feel very tired
Çok yorgun hissediyorum
endişeli
kendine güvenmeyen veya emin olamayan his
I feel anxious about the test
Sınav hakkında endişeli hissediyorum
düşünmek
bir fikir veya tutuma sahip olmak
I feel that we should go
Gitmemiz gerektiğini düşünüyorum
hiç kimse
Sahnedehiçbir insan
Nobody is home
Evde hiç kimse yok
önemsiz kimse
hiçbir önemi olmayan kişi
He felt like a nobody
Kendini önemsiz biri gibi hissetti
hiç kimse
hiçbir insan
Nobody was in the room
Odada hiç kimse yoktu
önemsiz biri
önemli veya etkili olmayan kişi
He felt like a nobody at school
Okulda kendini önemsiz biri gibi hissediyordu
Kalan 307 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 317 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap