

Lost — 2. Sezon Bölüm 9
Kelimeler ve anlamları
365 kelime
dışarıdan
Sahnedebir grubun veya yerin dışından gelen
He is an outside consultant
O dışarıdan bir danışmandır
dışarıda
Sahnedebina dışında olan yer
The kids are playing outside
Çocuklar dışarıda oynuyor
dış yüzey
bir şeyin dış kısmı veya yüzeyi
The outside of the box is blue
Kutunun dışı mavidir
hariç
bir şeyin veya bir kimsenin dahil olmadığı durum
Outside of this small issue the project is complete
Bu küçük mesele haricinde proje tamamlandı
saat
Sahnede60 dakikaya eşit süre
I will be there in one hour
Bir saat içinde orada olacağım
saat
Sahnedebir günün yirmi dört parçasından biri
We will leave in one hour
Bir saat içinde ayrılacağız
saat
60 dakikalık zaman dilimi
I will be there in an hour
Bir saat içinde orada olacağım
masada
Sahnedetartışılmaya veya değerlendirilmeye hazır
All options are still on the table
Tüm seçenekler hâlâ masada
masada
görüşülmekte veya değerlendirilmekte olan bir seçenek
The new offer is on the table
Yeni teklif masada
kaçık
Sahnedeaptalca veya mantıksız olan
That idea is absolutely barmy
O fikir kesinlikle kaçıkça
amatör
Sahnedepara kazanmak için değil zevk için bir şey yapan
He is an amateur photographer
O amatör bir fotoğrafçıdır
herhangi bir şey
Sahnedeherhangi bir nesne veya madde
I can eat anything
Herhangi bir şeyi yiyebilirim
hiçbir şey
Sahnedeherhangi bir nesne veya madde
I don't have anything
Hiçbir şeyim yok
tekila
Sahnedeagave bitkisinden yapılan sert bir alkollü içki
He drinks tequila
O tekila içer
tekila
agav bitkisinden yapılan sert bir alkollü içki
They drank tequila at the party
Partide tekila içtiler
hatırlamak
Sahnedebir şeyi yapmayı unutmamak
Remember to lock the door
Kapıyı kilitlemeyi hatırla
hatırlamak
Sahnedegeçmişteki bir anıyı zihne geri getirmek
I remember my childhood
Çocukluğumu hatırlıyorum
kullanmak
Sahnedebir şeyi bir amaç için işleme koymak
We should utilise every opportunity
Her fırsatı kullanmalıyız
bahse girmek
Sahnedebir şeyden çok emin olmak
I bet he is late
Bahse girerim geç kalmıştır
bahis oynamak
bir oyun veya yarış için para riske atmak
He bet on the red car
Kırmızı arabaya bahis oynadı
seçenek
en uygun veya yararlı olan tercih
Taking the train is your best bet
Trene binmek en iyi seçeneğin
bahse girmek
bir şeyin doğru olacağına dair iddiaya girmek
I bet he will arrive late
Onun geç geleceğine bahse girerim
Kalan 355 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 365 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap