

Lost — 2. Sezon Bölüm 19
Kelimeler ve anlamları
361 kelime
mümkün
Sahnedeyapılabilen veya gerçekleşebilen durum
It is possible to finish the work today
İşi bugün bitirmek mümkün
aday
seçilme ihtimali olan kişi
She is a possible for the role
O bu rol için bir aday
duymak
Sahnedekulakla sesleri algılamak
I hear a noise
Bir ses duyuyorum
duymak
Sahnedebir haberi veya bilgiyi başkasından öğrenmek
I heard that they are moving
Onların taşınacağını duydum
söylemek
bir şeyi dile getirmek veya ifade etmek
Hear me clearly
Bunu açıkça söylüyorum
kulak
başın yan tarafında bulunan ve duymamızı sağlayan organ
I hear with my ears
Kulaklarımla duyarım
arzulamak
Sahnedebir şeyi şiddetle istemek
He dreams of becoming a famous singer
O ünlü bir şarkıcı olmayı arzuluyor
hayal etmek
bir şeyi yapmayı düşünmek veya tasarlamak
I dream of traveling around the world
Dünyayı gezmeyi hayal ediyorum
ilk
Sahnedezaman veya sıra bakımından herkesten önce gelen
She was the first person to arrive
O gelen ilk kişiydi
birinci sınıf
mümkün olan en yüksek standartta
This hotel provides first class service
Bu otel birinci sınıf hizmet sunuyor
başlangıçta
en başta veya başlangıç aşamasında
At first I did not understand
Başlangıçta anlamadım
iyileşmek
Sahnedetekrar sağlıklı hale gelmek
The wound will heal soon
Yara yakında iyileşecek
iyileştirmek
Sahnedebirini veya bir şeyi tekrar sağlıklı hale getirmek
The doctor helped to heal his wound
Doktor yarasının iyileşmesine yardım etti
tekrarlayarak söylemek
Sahnedebir şeyi ritmik bir şekilde defalarca söylemek
The crowd began to chant the player's name
Kalabalık oyuncunun adını tekrarlayarak söylemeye başladı
ayak işi
Sahnedebelirli bir işi yapmak için çıkılan kısa yolculuk
I have to run some errands today
Bugün bazı ayak işlerini halletmem gerekiyor
hiçbir yer
Sahnedehiçbir yerde olmayan
There is nowhere to sit
Oturacak hiçbir yer yok
hiçbir yer
herhangi bir yer veya konum bulunmayan durum
I have nowhere to go tonight
Bu gece gidecek hiçbir yerim yok
sol
Sahnedesağın karşı tarafı
Turn left here
Buradan sola dön
kalmak
Sahnedediğerleri gittikten sonra orada olmaya devam etmek
Only two cookies are left
Sadece iki kurabiye kaldı
ayrılmak
bir yerden veya birinden uzaklaşmak
She left the office at five
Ofisten saat beşte ayrıldı
bırakmak
bir şeyin belirli bir durumda olmasını sağlamak
He left the door open
Kapıyı açık bıraktı
cevap
Sahnedebir soruya verilen yanıt
I am waiting for your answer
Cevabını bekliyorum
çözüm
bir sorunu çözmenin doğru yolu
I found the answer to the puzzle
Bulmacanın çözümünü buldum
cevap
doğru olmayan veya düzgün çalışmayan
The answer is not correct
Cevap doğru değil
yanıt
bilgi almak için kullanılan cümle veya ifade
I need an answer to this question
Bu soruya bir yanıt bekliyorum
Kalan 351 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 361 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap