

Lost — 2. Sezon Bölüm 20
Kelimeler ve anlamları
378 kelime
takım elbise
Sahnedebirbirine uygun ceket ve pantolondan oluşan kıyafet
He wore a black suit to the wedding
Düğüne siyah bir takım elbise giydi
dava
mahkemeye taşınan hak talebi veya anlaşmazlık
He brought a suit against his neighbor
Komşusuna karşı dava açtı
uymak
bir durum veya kişi için uygun olmak
This time suits me well
Bu zaman bana gayet iyi uyuyor
hoş
Sahnedemutluluk veya haz veren
That is a sweet gesture
Bu çok hoş bir davranış
süper
şaşkınlık veya heyecan belirtmek için kullanılır
Sweet! I got the tickets
Süper! Biletleri aldım
tatlı
şeker tadında olan
This apple is very sweet
Bu elma çok tatlı
tatlım
sevilen birine hitap ederken kullanılan isim
Goodnight, sweet
İyi geceler, tatlım
peşinden gitmek
Sahnedebirinin veya bir şeyin ardından gitmek
The dog followed me home
Köpek eve kadar peşimden geldi
uymak
birinin söylediklerini yerine getirmek
You should follow the instructions
Talimatlara uymalısın
ardından gelmek
bir şeyden sonra meydana gelmek
Night follows day
Günden sonra gece gelir
izlemek
birinin faaliyetlerini dikkatle gözlemlemek
Follow the latest news
En son haberleri izle
aptal
Sahnedemantıklı veya zeki olmayan
That was a stupid mistake
Bu aptalca bir hataydı
aptal
aptal veya sinir bozucu kişi
Stop being so stupid
Bu kadar aptal olma
eli boş dönen
Sahnedebeklediğini elde edememiş
They returned empty handed from the store
Mağazadan eli boş döndüler
eli boş
ellerinde hiçbir şey taşımayan
He returned home empty handed
Eve eli boş döndü
eli boş
elinde hiçbir şey bulunmayan
He arrived at the party empty handed
Partiye eli boş geldi
eli boş
birine sunacak bir şeyi olmamak
I arrived at the party empty handed
Partiye eli boş geldim
eli boş
elinde hiçbir şey olmayan
I arrived at the party empty-handed
Partiye eli boş geldim
başarısız olmak
Sahnedebaşarısız olmak
He failed the test
Sınavda başarısız oldu
bozulmak
bir şeyin düzgün çalışmayı bırakması
The engine failed during the trip
Motor yolculuk sırasında bozuldu
bak
Sahnededikkat çekmek veya bir ifadeye giriş yapmak için kullanılır
Now, listen carefully
Bak, dikkatlice dinle
şimdi
Sahnedeiçinde bulunduğumuz zaman
I am busy now
Şimdi meşgulüm
hadi
arkadaşça veda etmek için kullanılır
Now, I must go
Hadi, gitmeliyim
tam zamanı
bir şey için en uygun an
Now is the perfect time to start
Başlamak için tam zamanı
koruma
Sahnedebirini veya bir şeyi güvende tutma işlemi
This helmet provides protection
Bu kask koruma sağlar
kız
Sahnedegenç kadın
The young girl is reading a book
Genç kız kitap okuyor
uzak
Sahnedebir noktadan veya yerden büyük mesafede
The store is too far
Mağaza çok uzak
şimdiye kadar
şu ana kadar
So far everything is good
Şimdiye kadar her şey iyi
ilerleme
yapılması veya tamamlanması gereken kısım
How far are you with your homework
Ödevinde ne kadar ilerledin
çok daha
önemli ölçüde veya büyük derecede
This car is far better
Bu araba çok daha iyi
Kalan 368 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 378 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap