

Lost — 2. Sezon Bölüm 22
Kelimeler ve anlamları
314 kelime
öldürmek
Sahnedebir canlının yaşamına son vermek
The hunter killed the deer
Avcı geyiği öldürdü
kırıp geçirmek
bir gösteride çok komik veya popüler olmak
The comedian killed the audience
Komedyen seyirciyi kırıp geçirdi
çok istemek
bir şeyi aşırı derecede arzulamak
I am killing for a slice of pizza
Bir dilim pizzayı çok istiyorum
sonlandırmak
bir şeyi durdurmak veya bitirmek
We had to kill the project
Projeyi sonlandırmak zorunda kaldık
anladım
Sahnedebir şeyi anlamak
I got it
Anladım
güvenli
Sahnedetehlikeli veya riskli olmayan
You are safe here
Burada güvendesin
çelik kasa
değerli eşyaları korumak için kullanılan metal kutu
The documents are in the safe
Belgeler çelik kasada
güvenilir
bir işi iyi yapacağına inanılan
She is a safe choice for the job
O bu iş için güvenilir bir seçenek
kesin
bir şeyden emin olma durumu
It is a safe bet
Bu kesin bir bahis
kaybetmek
Sahnedeartık bir şeye sahip olmamak
I lost my ring
Yüzüğümü kaybettim
yenilmek
bir mücadelede mağlup duruma düşmek
The team lost the match
Takım maçta yenildi
kaybetmek
bir şeyi bulamamak
I lost my keys
Anahtarlarımı kaybettim
anlayamamak
bir konuyu takip edememek
I lost you when you talked about science
Bilim hakkında konuştuğunda seni anlayamadım
gelişme
Sahnedeyeni ve ilginç bir olay
There is a new development in the case
Davada yeni bir gelişme oldu
gelişim
büyüme veya iyileşme süreci
The city has seen rapid development
Şehir hızlı bir gelişim gösterdi
inşaat projesi
bir arazi üzerine yeni binalar veya dükkanlar inşa etme süreci
They are building a new housing development
Yeni bir konut projesi inşa ediyorlar
gelişme
büyüme veya iyileşme süreci
The country is showing economic development
Ülke ekonomik gelişme gösteriyor
malum şey
Sahnedeismini söylemek istemediğimiz şey
I forgot to buy you know what
Malum şeyi almayı unuttum
bilirsin ya
konuşmacının adını söylemek istemediği bir şeye atıfta bulunmak için kullanılır
He is doing you know what again
Yine bilirsin ya, onu yapıyor
biliyor musun
konuşurken dikkat çekmek veya zaman kazanmak için kullanılan ifade
You know what we should go home
Biliyor musun eve gitmeliyiz
biliyorsun
Sahnededinleyicinin anlayıp anlamadığını kontrol etmek veya duraksamak için kullanılır
It is a bit expensive, you know
Biraz pahalı, biliyorsun
hani
konuşurken dikkat çekmek veya düşünürken kullanılan bir ifade
You know, I am not sure about this
Hani, bu konuda emin değilim
bilmek
bir şey hakkında bilgi sahibi olmak
Do you know the answer
Cevabı biliyor musun
olmak
Sahnedemeydana gelmek veya gerçekleşmek
What happened?
Ne oldu?
meydana gelmek
bir şeyin gerçekleşmesi
Something strange happened
Tuhaf bir şey oldu
başına gelmek
bir olayın birinin başına gelmesi
That happened to my friend
Bu arkadaşımın başına geldi
sonraki
Sahnedeşu anki veya mevcut olandan sonra gelen
See you next week
Gelecek hafta görüşürüz
yandaki
bir şeye çok yakın veya onun yanında olan
She sat in the next seat
O yandaki koltukta oturdu
mekan
Sahnedebirinin yaşadığı yer, genellikle gayriresmi kullanılır
Let's go back to my pad
Benim mekana geri dönelim
ped
konfor veya destek için kullanılan yumuşak ve düz nesne
Use a shoulder pad
Omuz pedi kullan
not defteri
yazmak için kullanılan bir grup kağıt sayfası
I wrote it on a pad
Onu bir not defterine yazdım
şişirmek
bir şeyin miktarını fazladan ekleyerek artırmak
He tried to pad the invoice
Faturayı şişirmeye çalıştı
sünger
temizlik yapmak için kullanılan küçük kalın parça
Use this pad to clean the pan
Tavayı temizlemek için bu süngeri kullan
not defteri
bir kenarından birleştirilmiş boş kağıtlar bütünü
I wrote the note on a pad
Notu bir not defterine yazdım
sessizce yürümek
hafif ve duyulmayacak şekilde adım atmak
The cat started to pad across the room
Kedi odanın içinde sessizce yürümeye başladı
Kalan 304 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 314 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap