

Lost — 3. Sezon Bölüm 6
Kelimeler ve anlamları
341 kelime
en azından
Sahnedeen azı ile
At least three people came
En az üç kişi geldi
en az
miktar veya derece olarak en küçük
This is the least expensive room
Bu en az pahalı oda
en azından
olumsuz bir duruma rağmen olumlu bir şeyi vurgulamak için kullanılır
It was cold but at least we had a heater
Hava soğuktu ama en azından bir ısıtıcımız vardı
en ufak
en küçük derece veya miktarda
I am not in the least bit worried
En ufak bir endişe duymuyorum
yirmi
Sahnedeon dokuzdan sonra gelen sayı
I have twenty apples
Yirmi elmam var
yirmi
on dokuzdan sonra gelen sayı
I have twenty dollars
Yirmi dolarım var
denemek
Sahnedekalitesini kontrol etmek için bir şeyi denemek
I want to test the new car
Yeni arabayı denemek istiyorum
sınav
bilgi veya yeteneği ölçmek için hazırlanan sorular bütünü
I have a math test tomorrow
Yarın matematik sınavım var
deney
bir hipotezi sınamak için yapılan işlem
The scientist ran a test
Bilim insanı bir deney yaptı
test
bir şeyin nasıl çalıştığını öğrenmek için yapılan inceleme
The test shows how the machine works
Test makinenin nasıl çalıştığını gösterir
tako
Sahnedetortilla ve iç malzemeden yapılan Meksika yemeği
I love eating tacos
Tako yemeyi severim
tako
Sahnedekatlanmış mısır tortillası ve iç malzemeden oluşan Meksika yemeği
He ordered a beef taco
Dana etli bir tako sipariş etti
tako
Sahnedeiçine çeşitli malzemeler konulan katlanmış Meksika yemeği
I ate a delicious taco for lunch
Öğle yemeğinde lezzetli bir tako yedim
taco
et ve diğer malzemelerle doldurulmuş meksika yemeği
I ate a delicious taco for lunch
Öğle yemeğinde lezzetli bir taco yedim
yanlış anlaşılan
Sahnedebir şeyi doğru olmayan şekilde yorumlamak
His intentions were completely misunderstood
Onun niyetleri tamamen yanlış anlaşıldı
yanlış anlaşılan
başkaları tarafından doğru şekilde kavranamayan
He felt misunderstood by his friends
Arkadaşları tarafından yanlış anlaşıldığını hissetti
binmek
Sahnedebir yere veya araca girmek
Get in the car
Arabaya bin
Engel olmak
Birinin yolunu kapatmak
Don't get in my way
Yoluma çıkma
aklına girmek
birinin zihnine veya düşüncelerine yerleşmek
That tune got in my head
O melodi aklıma girdi
iletişim kurmak
biriyle haberleşmek veya irtibat sağlamak
I need to get in touch with my boss
Patronumla iletişim kurmam gerekiyor
katılmak
bir grubun veya etkinliğin parçası haline gelmek
I hope to get in the team
Takıma katılmayı umuyorum
akşam yemeği
Sahnedegünün genellikle akşam saatlerinde yenen ana öğünü
We are having chicken for dinner
Akşam yemeğinde tavuk yiyoruz
akşam yemeği
günün ana öğünü, genellikle akşam yenir
What's for dinner?
Akşam yemeğinde ne var?
akşam yemeği
günün genellikle akşam yenen ana öğünü
We are having dinner at seven
Akşam yemeğini saat yedide yiyoruz
dört
Sahnede4 sayısı
I have four apples
Dört elmam var
artmak
Sahnedebir şeyin miktarının veya sayısının çoğalması
The demand for goods continues to grow
Ürünlere olan talep artmaya devam ediyor
yetiştirmek
bitki veya saç gibi şeylerin gelişmesini sağlamak
They grow tomatoes in the garden
Bahçede domates yetiştiriyorlar
büyümek
bir duruma gelmek veya gelişmeye başlamak
The plant started to grow
Bitki büyümeye başladı
kanamak
Sahnedebir yaradan kan kaybetmek
Your finger is bleeding
Parmağın kanıyor
birbirine karışmak
renklerin veya sıvıların yavaşça birbirine geçmesi
The colors began to bleed together
Renkler birbirine karışmaya başladı
gönülden desteklemek
bir takımı veya grubu çok güçlü bir bağlılıkla savunmak
He bleeds for his team
O takımını gönülden destekliyor
para kaybetmek
çok miktarda para kaybetmek
The company is bleeding money
Şirket sürekli para kaybediyor
Kalan 331 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 341 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap