

Lost — 3. Sezon Bölüm 7
Kelimeler ve anlamları
358 kelime
korkmuş
Sahnedekorku hissetme
She is afraid of spiders
O örümceklerden korkar
korkarım ki
kötü bir durumdan dolayı üzüntü veya endişe duyma
I am afraid I cannot help you
Korkarım ki size yardım edemem
korkarım
kötü bir durumdan dolayı üzgün veya kaygılı hissetmek
I am afraid that we are late
Korkarım geç kaldık
korkmuş
bir şeyden dolayı endişe veya korku duymak
She is afraid of dogs
O köpeklerden korkuyor
hoş
Sahnedekeyifli veya zevkli
We had a nice day
Hoş bir gün geçirdik
güzel
göze hitap eden
That is a nice dress
O güzel bir elbise
iyi
nazik veya dost canlısı
She is a nice person
O iyi bir insan
özgürlük
Sahnedeistediği gibi davranma, konuşma veya düşünme gücü
Everyone deserves freedom
Herkes özgürlüğü hak eder
içmek
Sahnedesıvı bir maddeyi yutmak
I drink water every day
Her gün su içerim
içecek
içilebilen sıvı
I want a cold drink
Soğuk bir içecek istiyorum
içecek
tüketilen sıvı
I want a cold drink
Soğuk bir içecek istiyorum
dağınıklık
Sahnededüzensiz veya kirli durum
This room is a mess
Bu oda çok dağınık
kurcalamak
düzeni bozmak veya sorun çıkarmak
Don't mess with the settings
Ayarları kurcalama
kadar
Sahnedebir zamana kadar
Wait until tomorrow
Yarına kadar bekle
kadar
Sahnedebir eylem gerçekleşene dek
Do not leave until I return
Ben dönene kadar ayrılma
kadar
belirli bir zamana kadar
We stayed until noon
Öğlene kadar kaldık
tam olarak
Sahnedekesin veya eksiksiz bir şekilde
It is exactly ten o'clock
Saat tam olarak on
yalnızca
Sahnedebelirtilenden fazlası olmadığını vurgular
It is only a scratch
Bu yalnızca bir çizik
ancak
bir istisna veya karşıtlık belirtir
I would go only I am tired
Giderdim ancak yorgunum
tek
eşsiz veya biricik olan
You are my only friend
Sen benim tek arkadaşımsın
sadece
daha fazlası olmayan
I have only two dollars
Sadece iki dolarım var
yeter
Sahnedeartık daha fazlasına gerek yok
That is enough
Bu kadar yeter
yeterli
istenilen ya da gereken miktarda
Do you have enough water
Yeterli suyun var mı
yeterli
ihtiyaç kadar olan
I have enough money
Yeterince param var
yeterli
gerektiği kadar
This is enough for me
Bu benim için yeterli
uzak
Sahnedemesafesi çok olan
He lives in a remote village
Uzak bir köyde yaşıyor
kumanda
uzaktan kumanda edilen elektronik cihaz
I lost the remote for the TV
Televizyonun kumandasını kaybettim
uzaktan yönetmek
bir şeyi uzak bir mesafeden kontrol etmek
You can remote your computer from home
Bilgisayarınızı evden uzaktan yönetebilirsiniz
dolaylı
doğrudan olmayan veya yakın olmayan
He is remotely related to me
Bana dolaylı yoldan akraba
Kalan 348 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 358 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap