

Lost — 3. Sezon Bölüm 16
Kelimeler ve anlamları
409 kelime
araçta
Sahnedebir taşıtın içinde veya üzerinde
All passengers are on board
Tüm yolcular araçta
dahili
bir cihazın içine yerleştirilmiş veya ona entegre edilmiş
The computer has on-board memory
Bilgisayarın dahili belleği var
hemfikir
bir fikri veya kararı desteklemek
I am on board with your suggestion
Önerinle hemfikirim
grup üyesi
bir topluluğun parçası olarak dahil edilmiş
Everyone on board must work together
Gruptaki herkes birlikte çalışmalı
gemide
bir gemi uçak veya araç içinde bulunan
All passengers are on board
Tüm yolcular gemide
dahil
bir işe katılmayı veya yardım etmeyi kabul etmek
We are glad to have you on board
Aramıza katıldığın için mutluyuz
yatak
Sahnedeuyumak için kullanılan mobilya
I go to bed
Yatağa gidiyorum
kasa
kamyonun arkasındaki yük taşıma alanı
The truck bed is full of wood
Kamyonun kasası odunla dolu
taban
nehir veya vadi zemini
Fish live at the river bed
Balıklar nehir tabanında yaşar
önemli
Sahnedebüyük anlamı veya değeri olan
Education is important
Eğitim önemlidir
en iyi
Sahnedeen yüksek kalitede veya en uygun
This is the best book
Bu en iyi kitap
yenmek
bir yarışmada birini mağlup etmek
He bested his opponent
Rakibini yendi
iyi olur
birine güçlü bir tavsiye veya uyarı vermek için kullanılır
You had best leave now
Şimdi gitsen iyi olur
elinden gelenin en iyisi
gösterebileceğin en yüksek çaba
I did my best
Elimden gelenin en iyisini yaptım
varmak
Sahnedebir yere ulaşmak
How do I get to the station
İstasyona nasıl giderim
şansı olmak
bir şeyi yapma imkanına sahip olmak
I get to visit Japan
Japonya'yı ziyaret etme şansım var
başlamak
bir işe girişmek
We will get to the main topic soon
Ana konuya yakında başlayacağız
fırsatı olmak
bir şeyi yapma şansı bulmak
You get to meet the director
Yönetmenle tanışma fırsatın var
etkilemek
birinin duygularını sarsmak veya üzmek
Her bad mood started to get to me
Onun kötü ruh hali beni etkilemeye başladı
getirmek
Sahnedebir şeyi bir yere taşımak
Please bring me some water
Lütfen bana biraz su getir
beraberinde getirmek
bir durumun yaşanmasına neden olmak
Spring brings warm weather
Bahar sıcak havaları beraberinde getirir
büyütmek
bir çocuğa yetişkin olana kadar bakmak
They brought up three children
Üç çocuk büyüttüler
ilk görev
Sahnedebir dönemin başlangıcında yapılan ilk iş
The first thing you need to do is register
İlk görev olarak kayıt yaptırmalısın
ilk şey
Sahnedebir olayın gerçekleştiği başlangıç anı
That was the first thing I noticed
Bu fark ettiğim ilk şeydi
ilk kural
bir konu hakkındaki en temel bilgi
First thing you need to learn is grammar
Öğrenmen gereken ilk kural dil bilgisidir
kelepçelemek
Sahnedebirinin bileklerine kelepçe takmak
The police officer handcuffed the suspect
Polis memuru şüpheliyi kelepçeledi
kelepçe
bilekleri birbirine bağlamaya yarayan araç
He wore handcuffs on his wrists
Bileklerinde kelepçe vardı
kelepçelemek
birinin bileklerine metal kelepçeler takmak
The police officer had to handcuff the thief
Polis memuru hırsızı kelepçelemek zorunda kaldı
sözleşme
Sahnedeher iki tarafın da uyması gereken kuralları içeren resmi belge
They signed the agreement
Sözleşmeyi imzaladılar
fikir birliği
aynı görüşe sahip olma durumu
We are in agreement
Fikir birliği içindeyiz
anlaşma
insanlar arasındaki resmi uzlaşı
They signed the agreement
Onlar anlaşmayı imzaladılar
öğrenmek
Sahnedebir şeyi öğrenmek veya keşfetmek
I will find out the answer
Cevabı öğreneceğim
yakalanmak
birinin hatalı veya dürüst olmayan bir şey yaptığını keşfetmek
I hope he does not find out
Umarım o yakalanmaz
öğrenmek
bir bilgi veya gerçek hakkında fikir sahibi olmak
I want to find out the truth
Gerçeği öğrenmek istiyorum
öğrenmek
bir şey hakkında bilgi sahibi olmak
I will find out the truth
Gerçeği öğreneceğim
Kalan 399 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 409 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap