

Lost — 3. Sezon Bölüm 20
Kelimeler ve anlamları
351 kelime
perde
Sahnedetiyatro sahnesinin önünde açılıp kapanan örtü
The curtain fell at the end of the show
Gösterinin sonunda perde kapandı
perde
pencereyi kapatan kumaş parçası
Close the curtain please
Lütfen perdeyi kapat
perde
tiyatro sahnesinin önünde asılı olan kumaş parçası
The curtains opened for the show
Gösteri için perdeler açıldı
perde
pencereye veya sahneye asılan kumaş örtü
Close the curtain please
Lütfen perdeyi kapat
arka kapı
Sahnedebir sisteme veya yere gizlice girmek için kullanılan yöntem
Hackers found a back door to access the system
Hackerlar sisteme erişmek için bir arka kapı buldu
arka kapı
bir binanın arkasında bulunan kapı
Please use the back door
Lütfen arka kapıyı kullanın
paraşütle atlamak
Sahnedeparaşüt kullanarak uçaktan atlamak
He decided to parachute from the plane
Uçaktan paraşütle atlamaya karar verdi
paraşüt
uçaktan düşüşü yavaşlatan araç
He jumped with a parachute
Paraşütle atladı
tabii ki
Sahnedeonaylamak veya evet demek için kullanılır
Of course I will help you
Tabii ki sana yardım edeceğim
elbette
birini onaylamak veya beklendik bir durumu belirtmek için kullanılan ifade
Can you help me? Of course
Bana yardım edebilir misin? Elbette
elbette
bir şeyin beklendiğini veya aşikar olduğunu belirtmek için kullanılır
Of course I will help you
Elbette sana yardım edeceğim
herhangi bir yer
Sahnedeherhangi bir yer veya herhangi bir yere
You can sit anywhere
Herhangi bir yere oturabilirsin
herhangi bir yer
her türlü konum veya yön
You can sit anywhere you want
İstediğin herhangi bir yere oturabilirsin
herhangi bir yer
herhangi bir konum veya mekan
You can sit anywhere you want
İstediğin yere oturabilirsin
hiçbir yer
olumsuz cümlelerde belirtilen herhangi bir konum
I cannot find my keys anywhere
Anahtarlarımı hiçbir yerde bulamıyorum
sıkıca tutmak
Sahnedebir şeyi el veya kollarla güçlü bir şekilde kavramak
Please hold on to the railing
Lütfen tırabzanı sıkıca tut
elinde tutmak
sahip olmaya devam etmek
You should hold on to your ticket
Biletini elinde tutmalısın
beklemek
kısa bir süre durup beklemek
Please hold on to the line for a moment
Lütfen hatta bir an bekle
tutunmak
destek almak için birine veya bir şeye güvenmek
You should hold on to your principles
İlkelerine tutunmalısın
endişe
Sahnedebir durumdan kaynaklanan huzursuzluk hissi
She expressed her worry about the project
Proje hakkındaki endişesini dile getirdi
endişelenmek
bir şey hakkında kaygılı hissetmek
Do not worry about me
Benim hakkımda endişelenme
kaygılandırmak
birini tedirgin etmek
The news worried the family
Haberler aileyi kaygılandırdı
endişe
insanı kaygılandıran düşünceler veya durumlar
I have many worries about my future
Geleceğim hakkında birçok endişem var
endişeli
gergin veya kaygılı hissetme
Do not worry about the exam
Sınav hakkında endişelenme
izin almak
Sahnedebelirli bir süre işten uzak kalmak
I want to take off next Friday
Gelecek Cuma izin almak istiyorum
havalanmak
hızla ayrılmak veya uçağın yükselmesi
The plane will take off soon
Uçak yakında havalanacak
çıkarmak
kıyafet gibi bir şeyi üzerinden çıkarmak
Please take off your shoes
Lütfen ayakkabılarınızı çıkarın
popülerleşmek
hızla başarılı veya tanınır hale gelmek
The new software really took off this year
Yeni yazılım bu yıl gerçekten çok tuttu
dikkatini dağıtmak
birinin bir şeyi düşünmeyi bırakmasını sağlamak
This hobby helps take off the stress from your mind
Bu hobi zihnindeki stresi uzaklaştırmaya yardımcı olur
yükselişe geçmek
başarılı veya popüler olmaya başlamak
Her career really started to take off
Kariyeri gerçekten yükselişe geçmeye başladı
izin almak
işten bir süre uzak kalmak
I will take off next week
Gelecek hafta izin alacağım
fırlayıp gitmek
aniden ve hızlıca bir yerden ayrılmak
He took off as soon as the bell rang
Zil çalar çalmaz fırlayıp gitti
izin almak
işe ara vererek çalışmamak
I will take off next week
Gelecek hafta izin alacağım
hızla uzaklaşmak
bir yerden aniden gitmek
He took off suddenly
O aniden hızla uzaklaştı
havalanmak
yerden göğe doğru yükselmek
The plane will take off now
Uçak şimdi havalanacak
havalanmak
bir uçağın veya aracın yerden yükselmeye başlaması
The plane will take off soon
Uçak yakında havalanacak
kalkış
bir hava aracının yerden havalanması
The plane is ready for take off
Uçak kalkış için hazır
elektrik direği
Sahnedeelektrik hatlarını taşıyan uzun metal kule
Large pylons support the power lines
Büyük elektrik direkleri güç hatlarını taşır
patlama
Sahnedeyüksek ses çıkaran ani ve şiddetli enerji boşalması
There was a loud explosion at the factory
Fabrikada yüksek sesli bir patlama oldu
patlama
ani, gürültülü ve şiddetli patlama
There was a huge explosion
Büyük bir patlama oldu
Kalan 341 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 351 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap