

Lost — 3. Sezon Bölüm 21
Kelimeler ve anlamları
381 kelime
söz
Sahnedebir şeyi kesinlikle yapacağınızı bildiren ifade
I will keep my promise
Sözümü tutacağım
salıverme
tutulan birini veya bir şeyi serbest bırakma
He gave his promise to let them go
Onları serbest bırakmaya söz verdi
gelecek vaadi
gelecekte başarılı olacağını gösteren nitelik
The young student shows great promise
Genç öğrenci büyük gelecek vaat ediyor
söz vermek
birine bir şeyin gerçekleşeceğini söylemek
I promise to call you later
Seni daha sonra arayacağıma söz veriyorum
sebep
Sahnedebir şeyin meydana gelmesine yol açan neden
Give me one good reason
Bana tek bir geçerli sebep ver
mantık yürütmek
mantık kullanarak bir sonuca varmak
We must reason logically
Mantıklı bir şekilde düşünmeliyiz
akıl
mantıklı düşünme yetisi
Humans have the power of reason
İnsanlar akıl yürütme gücüne sahiptir
şüphelenmek
Sahnedebir şeyin doğruluğuna inanmamak
I doubt that
Bundan şüpheleniyorum
şüphe duymak
bir şeyden emin olmamak
I doubt he will come
Geleceğinden şüphe duyuyorum
müzik grubu
müzik yapan topluluk
The band is very good
Müzik grubu çok iyi
şüphe
bir şeyin doğru olup olmadığından emin olamama hissi
I have some doubt about his story
Onun hikayesi hakkında biraz şüphem var
gelmek
Sahnedebir yere varmak veya görünmek
He didn't show up for the meeting
Toplantıya gelmedi
ortaya çıkmak
Sahnedebirinin bir yerde görünmesi veya gelmesi
He finally showed up at the party
Sonunda partide göründü
rezil etmek
birini başkalarının önünde utandırmak
She showed him up in front of the team
Onu takımın önünde rezil etti
üç
Sahnedeüç sayısı
I have three apples
Üç elmam var
yalnızca
Sahnedebelirtilenden fazlası olmadığını vurgular
It is only a scratch
Bu yalnızca bir çizik
ancak
bir istisna veya karşıtlık belirtir
I would go only I am tired
Giderdim ancak yorgunum
tek
eşsiz veya biricik olan
You are my only friend
Sen benim tek arkadaşımsın
sadece
daha fazlası olmayan
I have only two dollars
Sadece iki dolarım var
çocuk
Sahnedehenüz büyümemiş genç insan
She is a sweet little one
O tatlı bir çocuk
çıkarmak
Sahnedebir kişiden veya nesneden bir şeyi uzaklaştırmak
Please take it off
Lütfen onu çıkar
odaklanmak
Sahnedebir şeye dikkatini vermek
Please focus on your work
Lütfen işine odaklan
odaklanmak
dikkati veya çabayı belirli bir şey ya da etkinlik üzerinde toplamak
Focus on your studies
Derslerine odaklan
odaklanmak
bir konuya zihnini vermek
Focus on the road while driving
Araba sürerken yola odaklan
dikkatini vermek
bir şeyle yakından ilgilenmek
You should focus on the important details
Önemli detaylara dikkatini vermelisin
kavela bağı
Sahnedeiki halatı birbirine bağlamak için kullanılan bir düğüm türü
He used a sheet bend to join the two ropes
İki halatı birleştirmek için kavela bağı kullandı
Kalan 371 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 381 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap