

Lost — 4. Sezon Bölüm 12
Kelimeler ve anlamları
422 kelime
New York
Sahnedebüyük ve önemli bir şehir
New York is a large city
New York büyük bir şehirdir
New York
Amerika Birleşik Devletleri'nin kuzeydoğusunda bir eyalet
New York is a state in the northeastern US
New York ABD'nin kuzeydoğusunda bir eyalettir
kesinlikle
Sahnedehiçbir şüphe olmadan veya tamamen
I absolutely agree with you
Sana kesinlikle katılıyorum
etkinleştirmek
Sahnedebir şeyin çalışmasını sağlamak
You need to activate your account
Hesabınızı etkinleştirmeniz gerekiyor
etkinleştirmek
bir şeyin çalışmaya başlamasını sağlamak
You need to activate your account
Hesabınızı etkinleştirmeniz gerekiyor
harika
Sahnedeçok etkileyici veya çok iyi
This view is awesome
Bu manzara harika
müthiş
çok yüksek kalitede veya şaşırtıcı derecede iyi
Your performance was awesome
Performansın müthişti
şahane
çok güzel veya hayranlık uyandırıcı
That is an awesome idea
Bu şahane bir fikir
harika
son derece etkileyici veya keyifli
That movie was awesome
O film harikaydı
niyet
Sahnedeyapmak veya başarmak istenen şey
My intention is to learn English
Niyetim İngilizce öğrenmek
yakalamak
Sahnedebir suçluyu yakalayıp tutuklamak
The police apprehended the suspect
Polis şüpheliyi yakaladı
iletişim kurmak
Sahnedebaşkalarıyla fikir veya bilgi alışverişinde bulunmak
People communicate using language
İnsanlar dil kullanarak iletişim kurar
iletişim kurmak
bilgi veya düşünceleri başkalarıyla paylaşmak
They communicate by email
E-posta yoluyla iletişim kuruyorlar
iletmek
birine bilgi aktarmak
Please communicate your plans clearly
Lütfen planlarınızı açıkça iletin
güle güle
Sahnedeveda etmek için kullanılan bir söz
Bye bye, see you later
Güle güle, sonra görüşürüz
hoşça kal
veda etme yolu
I said bye bye to my friend
Arkadaşıma hoşça kal dedim
bay bay
veda edip ayrılmak
He waved and said bye bye
El salladı ve bay bay dedi
yok
artık mevcut olmayan
The money is bye bye
Para artık yok
korkarım ki
Sahnedekötü bir durumdan dolayı üzüntü veya endişe duyma
I am afraid I cannot help you
Korkarım ki size yardım edemem
korkmuş
korku hissetme
She is afraid of spiders
O örümceklerden korkar
korkarım
kötü bir durumdan dolayı üzgün veya kaygılı hissetmek
I am afraid that we are late
Korkarım geç kaldık
korkmuş
bir şeyden dolayı endişe veya korku duymak
She is afraid of dogs
O köpeklerden korkuyor
sol
Sahnedesağın karşı tarafı
Turn left here
Buradan sola dön
kalmak
Sahnedediğerleri gittikten sonra orada olmaya devam etmek
Only two cookies are left
Sadece iki kurabiye kaldı
ayrılmak
bir yerden veya birinden uzaklaşmak
She left the office at five
Ofisten saat beşte ayrıldı
bırakmak
bir şeyin belirli bir durumda olmasını sağlamak
He left the door open
Kapıyı açık bıraktı
Kalan 412 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 422 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap