

Lost — 4. Sezon Bölüm 13
Kelimeler ve anlamları
395 kelime
gerçeklik
Sahnedenesnelerin olduğu gibi olma durumu
He returned to reality
Gerçekliğe geri döndü
gerçek
var olan veya doğru olan şey
This is a harsh reality
Bu acı bir gerçek
orkide
Sahnedeparlak ve sıra dışı çiçekleri olan bir bitki
The orchid is very beautiful
Orkide çok güzeldir
hadi
Sahnedebirini bir şeyi yapmaya teşvik etmek
Come on, you can do it
Hadi, yapabilirsin
üstüne gitmek
çok baskıcı veya aşırı davranmak
Don't come on so strong
Çok üstüme gelme
hadi canım
inanmamayı veya karşı çıkmayı ifade etmek
Come on, that is not true
Hadi canım, bu doğru değil
hadi ama
öfke veya hayal kırıklığını ifade eden söz
Come on, stop wasting my time
Hadi ama, zamanımı boşa harcamayı bırak
kur
birini cezbetmek için yapılan hamle
She gave him a come-on to start a conversation
Sohbet başlatmak için ona kur yaptı
belirmek
görünmeye veya olmaya başlamak
A smile came on his face
Yüzünde bir gülümseme belirdi
yaklaşmak
bir şeye doğru veya daha yakınına hareket etmek
He came on toward the house
Eve doğru yaklaştı
kaynak
Sahnedebir şeyin çıktığı veya başladığı yer veya şey
The sun is the source of energy
Güneş enerji kaynağıdır
temin etmek
bir yerden veya kişiden bir şey elde etmek
We source materials from this factory
Malzemeleri bu fabrikadan temin ediyoruz
değiştirmek
Sahnedebir şeyi başka bir hale getirmek
He needs to change his clothes
Kıyafetlerini değiştirmesi gerekiyor
üstünü değiştirmek
farklı kıyafetler giymek
Please change before we leave
Gitmeden önce lütfen üstünü değiştir
bozuk para
küçük metal para şeklindeki para
I have some change in my pocket
Cebimde biraz bozuk para var
müzikal
şarkı ve dans içeren oyun veya film
We saw a change at the theater
Tiyatroda bir müzikal izledik
bilgilendirici
Sahnedefaydalı bilgi veren
The book was very informative
Kitap çok bilgilendiriciydi
video
Sahnedehareketli görüntülerin kaydedilmiş hali
I watched a funny video
Komik bir video izledim
videoya çekmek
hareketli görüntüleri kaydetmek
He wants to video the event
O etkinliği videoya çekmek istiyor
izin vermek
Sahnedebir şeye müsaade etmek
They are allowing us to go
Gitmemize izin veriyorlar
İzin vermek
birine bir şey yapması için müsaade etmek
She is allowing him to play
Ona oynamasına izin veriyor
film
Sahnedehareketli görüntülerden oluşan sinema yapıtı
I watched a great film
Harika bir film izledim
filme çekmek
kamera ile hareketli görüntüleri kaydetmek
They are filming a movie
Bir film çekiyorlar
film
fotoğraf çekmek için kullanılan ışığa duyarlı maddeyle kaplı ince esnek şerit
I need to buy a new roll of film
Yeni bir rulo film almam gerekiyor
tabaka
bir yüzey üzerindeki çok ince madde kaplaması
There was a thin film of oil on the water
Suyun üzerinde ince bir yağ tabakası vardı
girmek
Sahnedebir yere girmek
Please go in
Lütfen içeri gir
bulutlanmak
güneşin bulutların arkasına gizlenmesi
The sun went in behind the clouds
Güneş bulutların arkasında bulutlandı
saldırmak
birini eleştirmeye veya ona karşı çıkmaya başlamak
The media will go in on the politician
Medya siyasetçiye saldırmaya başlayacak
Kalan 385 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 395 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap