

Lost — 5. Sezon Bölüm 4
Kelimeler ve anlamları
355 kelime
genişleme
Sahnededaha geniş hale gelme durumu
The doctor checked the dilation of my eyes
Doktor gözlerimin genişlemesini kontrol etti
özür dilemek
Sahnedebir hata yaptığında üzgün olduğunu söylemek
I apologize for being late
Geç kaldığım için özür dilerim
özür dilemek
bir hata için pişmanlık belirtmek
I apologize for being late
Geç kaldığım için özür dilerim
özür dilemek
bir hata yaptığını kabul etme eylemi
You should apologize for being late
Geç kaldığın için özür dilemelisin
özür dilemek
yanlış bir şey yaptığını kabul edip üzgün olduğunu belirtmek
I apologize for being late
Geç kaldığım için özür dilerim
nöbet
Sahnedebeyni etkileyen ani hastalık atağı
He had a seizure
Nöbet geçirdi
el koyma
yasal yetkiyle bir şeye el konulması durumu
The police ordered the seizure of the illegal items
Polis yasadışı eşyalara el konulmasını emretti
adres
Sahnedebirinin yaşadığı veya çalıştığı yer
What is your home address
Ev adresin nedir
ele almak
bir sorunu veya soruyu düşünmek ve çözmeye başlamak
We need to address the issue
Bu sorunu ele almamız gerekiyor
hitap etmek
birine konuşmak veya bir şeyi birine göndermek
He addressed the crowd
Kalabalığa hitap etti
konuşma
bir dinleyici kitlesine yapılan resmi konuşma
The president gave an address
Başkan bir konuşma yaptı
kıyı
Sahnededeniz veya göl kenarındaki kara parçası
We walked along the shore
Kıyı boyunca yürüdük
kıyı
deniz veya göl kenarındaki kara parçası
We walked along the shore
Kıyı boyunca yürüdük
sonunda
Sahnedeuzun bir süre sonra veya nihayet
He finally arrived home
Sonunda eve vardı
sonunda
uzun bir zaman veya çabadan sonra
I finally finished my homework
Ödevimi sonunda bitirdim
sonunda
uzun bir süre veya gecikmeden sonra
He finally finished the project
Projeyi sonunda bitirdi
son olarak
bir listenin veya konuşmanın sonunu belirtmek için
Finally we will look at the budget
Son olarak bütçeye bakacağız
daha iyi
Sahnededaha yüksek kaliteli veya daha sağlıklı
This is a better plan
Bu daha iyi bir plan
daha iyi
daha yüksek bir ölçüde
I understand it better now
Onu şimdi daha iyi anlıyorum
iyileştirmek
bir şeyi veya birini daha iyi hale getirmek
He wants to better his English
İngilizcesini iyileştirmek istiyor
iyi olur
bir şeyin yapılması gerektiğini veya mantıklı olduğunu belirtmek için kullanılır
You had better leave now
Şimdi gitsen iyi olur
sahip olmak
Sahnedebir şeye mülkiyet olarak sahip olmak
They own a big house
Büyük bir eve sahipler
kendi başına
tek başına veya yardım almadan
I live on my own
Kendi başıma yaşıyorum
üstlenmek
bir durumun sorumluluğunu kabul edip güvenle yönetmek
He decided to own his mistakes
Hatalarını üstlenmeye karar verdi
sakinleştirici
Sahnedesakinleştirmek veya gevşetmek için kullanılan ilaç
The doctor prescribed a tranquilizer
Doktor bir sakinleştirici reçete etti
tıraş olmak
Sahnedecildin üzerindeki tüyleri kesmek
He needs to shave every morning
Her sabah tıraş olması gerekiyor
yontmak
küçük bir miktar kesip çıkarmak
He shaved the edge of the board
Tahtanın kenarını yonttu
tıraş olmak
derideki tüyleri keserek temizlemek
He needs to shave every morning
O her sabah tıraş olmalı
Kalan 345 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 355 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap