

Lost — 5. Sezon Bölüm 5
Kelimeler ve anlamları
198 kelime
rica etmek
Sahnedebir şey istemek
I ask for a pen
Bir kalem rica ediyorum
sormak
Sahnedebirine soru yöneltmek
I need to ask a question
Bir soru sormam gerekiyor
istemek
bir şeyi yapmayı planlamak
I ask to do this task
Bu görevi yapmayı istiyorum
dakika
Sahnedealtmış saniyelik zaman dilimi
I will be back in a minute
Bir dakika içinde geri döneceğim
çok küçük
boyutu son derece ufak olan
The scientist studied the minute particles
Bilim insanı çok küçük parçacıkları inceledi
tutanak
bir toplantıda konuşulanların resmi yazılı kaydı
They read the minutes of the meeting
Toplantı tutanaklarını okudular
tam o an
bir şeyin gerçekleştiği an
Call me the minute you arrive
Vardığın an beni ara
olasılık
Sahnedebir durumun meydana gelme şansı
The odds are in our favor
Olasılıklar lehimize
ihtimal
bir şeyin gerçekleşme olasılığı
The odds of winning are low
Kazanma ihtimali düşük
anlaşmazlık
bir fikir ayrılığı veya çatışma durumu
They are at odds about the plan
Plan konusunda anlaşmazlık içindeler
otuz
Sahnede30 sayısı
I am thirty years old
Otuz yaşındayım
otuz
yirmi dokuzdan sonra gelen sayı
I am thirty years old
Ben otuz yaşındayım
fark etmek
Sahnedebir şeyi anlamak veya farkına varmak
I realized my mistake
Hatamı fark ettim
gerçekleştirmek
bir şeyi gerçek hale getirmek veya hayata geçirmek
She realized her dream
Hayalini gerçekleştirdi
idrak etmek
bir durumun önemini veya gerçekliğini kavramak
He finally realized the truth
Sonunda gerçeği idrak etti
ayrılmak
Sahnedebir yerden başka bir yere gitmek
They left the house early
Evden erkenden ayrıldılar
bırakmak
bir şeyi olduğu yerde tutmak
Leave your coat on the chair
Ceketini sandalyede bırak
bırakmak
birine bir şey devretmek
He left his money to his son
Parasını oğluna bıraktı
izin
bir şey yapma müsaadesi
He asked for leave to visit his family
Ailesini ziyaret etmek için izin istedi
mış gibi yapmak
Sahnedebir şey gerçek değilken gerçekmiş gibi davranmak
He pretended to be asleep
Uyuyormuş gibi yaptı
mış gibi yapmak
bir şey gerçekmiş gibi davranmak
The kids pretend to be superheroes
Çocuklar süper kahramanmış gibi yapıyor
rol yapmak
gerçek olmayan bir durumu doğruymuş gibi davranmak
The children like to pretend they are pirates
Çocuklar korsanmış gibi davranmayı severler
taklit etmek
bir şeyin gerçek olmadığını bilerek öyleymiş gibi yapmak
The child likes to pretend he is a superhero
Çocuk kahramanmış gibi yapmayı sever
zorunda
Sahnedebir şeyi yapmak zorunda olmak
I gotta go now
Şimdi gitmem lazım
zorunda olmak
Sahnedebir şeyi yapma gerekliliği
I gotta go now
Şimdi gitmem gerek
beklemek
Sahnedekısa bir süre beklemek veya durmak
Please hold on a moment
Lütfen bir an bekleyin
sıkıca tutmak
bir şeyi sıkıca kavramak
Hold on to the rail
Korkuluğa sıkıca tutun
tutmak
bir şeyi bulunduğu konumda bırakmamak
Hold on to your ticket
Biletinizi elinizde tutun
arkasında
Sahnedebir şeyin arka kısmında
The cat is behind the sofa
Kedi kanepenin arkasında
gerisinde
zaman olarak daha sonra
He is behind schedule
Programın gerisinde kaldı
arkasında
birini desteklemek
We are behind you
Senin arkandayız
popo
vücudun üzerine oturulan arka kısmı
He fell on his behind
Poposunun üzerine düştü
arkasında
bir şeyin arka tarafındaki yer
The ball is behind the chair
Top sandalyenin arkasında
arkasındaki
bir olayın gerçekleşmesine sebep olan kişi veya şey
She is the force behind this project
O bu projenin arkasındaki güç
gizlice
birinin haberi olmadan
He did it behind my back
Bunu benim arkamdan yaptı
geride
bir yerden ayrılırken bir yerde bırakılan
He left his keys behind
Anahtarlarını geride bıraktı
Kalan 188 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 198 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap