

Teen Wolf — 2. Sezon Bölüm 12
Kelimeler ve anlamları
361 kelime
farklı
Sahnedeaynı olmayan
We are different
Biz farklıyız
farklı
aynı olmayan veya benzerlik göstermeyen
These two books are different
Bu iki kitap birbirinden farklı
izin vermek
Sahnedebirine bir şey yapması için müsaade etmek
Please let me go
Lütfen gitmeme izin ver
bildirmek
birine bir şeyi haber vermek
Let me know your answer
Cevabını bana bildir
işten çıkarmak
birinin işine son vermek
The manager had to let him go
Müdür onu işten çıkarmak zorunda kaldı
hayal kırıklığına uğratmak
beklentileri karşılayamamak
I will not let you down
Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım
karşılamak
Sahnedebir ihtiyacı veya gerekliliği gidermek
This solution meets all requirements
Bu çözüm tüm gereksinimleri karşılıyor
buluşmak
bir yerde bir araya gelmek
Let's meet at the park
Parkta buluşalım
müsabaka
insanların spor dallarında yarıştığı etkinlik
The swimming meet was exciting
Yüzme müsabakası heyecan vericiydi
konuşabilmek
Sahnedekonuşma yeteneğine sahip olmak
The baby can talk
Bebek konuşabiliyor
ikna etmek
birini bir şeyi yapmaya razı etmek
I talked him into coming
Onu gelmeye ikna ettim
gömmek
Sahnedebir şeyle tamamen örtmek
The house was buried in snow
Ev kara gömüldü
ezmek
bir takımı büyük bir farkla yenmek
They buried the other team 5-0
Diğer takımı 5-0 ile ezdiler
gömmek
bir şeyi bulunamayacak bir yere koymak
The dog likes to bury its bone
Köpek kemiğini gömmeyi sever
gömmek
bir ölüyü toprağa koymak
They buried the body
Cesedi gömdüler
bulmak
Sahnedebir şeyi görmek veya yerini tespit etmek
I found my keys
Anahtarlarımı buldum
bulmak
Sahnedebiri veya bir şey hakkında fikir sahibi olmak
I find it easy
Onu kolay buluyorum
hükmetmek
mahkemede resmen bir karara varmak
The jury found him guilty
Jüri onun suçlu olduğuna hükmetti
yanıt
bir soruya verilen cevap
What is your find to the question
Soruya verdiğin yanıt nedir
lakros
Sahnedesopa ve küçük bir topla oynanan bir takım sporu
He plays lacrosse at university
Üniversitede lakros oynuyor
keyif almak
Sahnedebir şeyden zevk almak
I enjoy reading books
Kitap okumaktan keyif alırım
satın aldı
Sahnedepara ödeyerek bir şeyi edinmek
I bought a new car
Yeni bir araba satın aldım
belirli
Sahnedeözel veya net bir şey
She has a certain charm
Kendine has belirli bir cazibesi var
emin
hiç şüphesi olmayan
I am certain that he is right
Onun haklı olduğundan eminim
kesin
gerçekleşmesi kaçınılmaz olan
Success is certain
Başarı kesindir
Kalan 351 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 361 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap