

Teen Wolf — 4. Sezon Bölüm 3
Kelimeler ve anlamları
410 kelime
istekli
Sahnedebir şeyi yapmaya hazır veya hevesli olma
He is willing to help
O yardım etmeye istekli
istekli
bir şeyi yapmaya hazır veya hevesli olma durumu
She is willing to help
O bize yardım etmeye istekli
açık
Sahnedekapalı veya engellenmiş olmayan
The window is open
Pencere açık
açık fikirli
Sahnedeyeni bir şeyi değerlendirmeye hazır
I am open to suggestions
Önerilere açığım
açık
kapalı olmayan
The store is open now
Mağaza şimdi açık
açmak
kapalı veya engelli olan bir şeyi erişilebilir hale getirmek
Please open the door
Lütfen kapıyı aç
emin
Sahnedeşüphenin olmaması
I am sure about this
Bu konuda eminim
yer
belirli bir alan veya nokta
We met at this sure
Bu yerde buluştuk
elbette
bir şeyi kabul ettiğini veya onayladığını söylemek
Sure I will do that
Elbette bunu yapacağım
tamam
bir öneriyi veya fikri onaylamak için kullanılan ifade
We can meet later. Sure.
Daha sonra buluşabiliriz. Tamam.
uyumak
Sahnedegözler kapalı şekilde dinlenmek
I need to sleep
Uyumam gerekiyor
hasta bakımı
Sahnedehastalanan veya yaralanan birine bakma süreci
She is nursing her sick mother
Hasta annesine bakıyor
yavaşça içmek
bir içeceği yavaş yavaş tüketmek
He was nursing his drink
İçeceğini yavaş yavaş içiyordu
emzirme
bebeğe süt verme
Nursing is good for the baby
Emzirme bebek için faydalıdır
beslemek
bir duyguyu zihninde uzun süre tutmak
She is nursing a hope that he will return
O geri döneceğine dair bir umut besliyor
ziyaret etmek
Sahnedebir yere belirli bir süre kalmak için gitmek
I will visit my grandmother tomorrow
Yarın büyükannemi ziyaret edeceğim
ziyaret etmek
birini görmeye gitmek ve onunla vakit geçirmek
I will visit my grandmother
Babaannemi ziyaret edeceğim
musallat olmak
birine kötü bir durum veya sıkıntı vermek
The sickness visited the small town
Hastalık küçük kasabaya musallat oldu
hatırlatıcı
Sahnedebir şeyi hatırlamaya yardımcı olan şey
I set a reminder on my phone
Telefonuma bir hatırlatıcı kurdum
kazanmak
Sahnedebir yarışmada veya müsabakada birinci olmak
She wants to win the race
O yarışı kazanmak istiyor
yakışmak
birinin üzerinde iyi durmak
That jacket wins on you
O ceket sana çok yakışıyor
elde etmek
çaba göstererek bir şeyi hak etmek
She worked hard to win his respect
Saygısını elde etmek için çok çalıştı
bir parçası
Sahnedebir grubun veya organizasyonun üyesi olmak
I am part of the team
Takımın bir parçasıyım
kasa dairesi
Sahnededeğerli eşyaları saklamak için kullanılan güvenli oda
The gold is in the vault
Altın kasa dairesinde
üstünden atlamak
elleri veya bir sırığı kullanarak bir şeyin üzerinden atlamak
He vaulted over the fence
Çitin üzerinden atladı
kasa dairesi
değerli eşyaları saklamak için kullanılan güçlü duvarları ve kapısı olan oda
The bank kept the money in a vault
Banka parayı kasa dairesinde tuttu
kemer
bir binanın veya odanın tavanını oluşturan kavisli yapı
The church has a high stone vault
Kilisenin yüksek bir taş kemeri var
Kalan 400 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 410 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap