

Teen Wolf — 6. Sezon Bölüm 6
Kelimeler ve anlamları
367 kelime
güvenli
Sahnedetehlikeli veya riskli olmayan
You are safe here
Burada güvendesin
çelik kasa
değerli eşyaları korumak için kullanılan metal kutu
The documents are in the safe
Belgeler çelik kasada
güvenilir
bir işi iyi yapacağına inanılan
She is a safe choice for the job
O bu iş için güvenilir bir seçenek
kesin
bir şeyden emin olma durumu
It is a safe bet
Bu kesin bir bahis
düşünmek
Sahnedefikirler oluşturmak için zihnini kullanmak
I need to think
Düşünmem gerekiyor
düşünmek
bir fikre veya görüşe sahip olmak
I think it is a good idea
Bunun iyi bir fikir olduğunu düşünüyorum
anlamak
bir şeyi kavramak veya anlamak
I think I understand
Sanırım anlıyorum
zorunda
Sahnedebir şeyi yapmak zorunda olmak
I gotta go now
Şimdi gitmem lazım
zorunda olmak
Sahnedebir şeyi yapma gerekliliği
I gotta go now
Şimdi gitmem gerek
kesinlikle
Sahnedehiçbir şüphe olmadan veya tamamen
I absolutely agree with you
Sana kesinlikle katılıyorum
kafatası
Sahnedebaşı oluşturan kemik
The skull protects the brain
Kafatası beyni korur
kafatası
başın kemikli kısmı
The artist drew a human skull
Sanatçı bir insan kafatası çizdi
kafa kemiği
beyni koruyan kemik yapısı
The skull protects the brain
Kafatası beyni korur
et
Sahnedeinsan veya hayvan vücudunun yumuşak kısımları
The knife cut through the flesh
Bıçak eti kesti
et
insanın veya hayvanın vücudunda derinin altındaki yumuşak kısım
Humans have bones and flesh
İnsanların kemikleri ve etleri vardır
bizzat
birinin fiziksel olarak karşımızda olması
I finally saw the actor in the flesh
Aktörü sonunda bizzat gördüm
et
deri altındaki yumuşak vücut dokusu
The flesh of the fruit is sweet
Meyvenin eti tatlıdır
frontal
Sahnedekafanın gözlerin üzerindeki ön kısmı ile ilgili
The frontal lobe is in the brain
Frontal lob beyinde bulunur
ön
bir şeyin ön kısmıyla ilgili
The frontal lobe is part of the brain
Ön lob beynin bir parçasıdır
radikal
Sahnedeçok ciddi, sert veya aşırı
The company made drastic changes
Şirket radikal değişiklikler yaptı
şu anda
Sahnedetam şu an veya bulunulan an
I am studying right now
Şu anda ders çalışıyorum
şu anda
içinde bulunulan an
I am busy right now
Şu anda meşgulüm
hemen
tam bu anda
I need to go right now
Hemen gitmem gerekiyor
konuşabilmek
Sahnedekonuşma yeteneğine sahip olmak
The baby can talk
Bebek konuşabiliyor
ikna etmek
birini bir şeyi yapmaya razı etmek
I talked him into coming
Onu gelmeye ikna ettim
Kalan 357 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 367 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap