

Teen Wolf — 6. Sezon Bölüm 7
Kelimeler ve anlamları
332 kelime
yıkıcı
Sahnedebüyük hasara veya acıya neden olan
The earthquake had catastrophic effects
Depremin yıkıcı etkileri oldu
göndermek
Sahnedebirini veya bir şeyi bir yere gitmeye yöneltmek
I will send him to school
Onu okula göndereceğim
göndermek
Sahnedebir mesajı veya nesneyi başkasına ulaştırmak
I will send an email to him
Ona bir e-posta göndereceğim
niyetlenmek
bir şeyi yapmayı planlamak
I send to do this
Bunu yapmaya niyetleniyorum
göndermek
bir şeyi veya birini bir yere ulaştırmak amacıyla yola çıkarmak
Please send the letter to my house
Lütfen mektubu evime gönder
acımasız
Sahnedemerhameti veya acıması olmayan
He is a ruthless businessman
O acımasız bir iş adamıdır
acımasız
hiç acıma duygusu olmayan
The ruthless boss fired everyone
Acımasız patron herkesi kovdu
geçmek
Sahnedebir taraftan diğer tarafa başarıyla geçmek
The car could not get through the narrow street
Araba dar sokaktan geçemedi
tamamlamak
zor bir işi bitirmek veya zor bir dönemi atlatmak
I need to get through my homework
Ödevimi tamamlamam gerekiyor
olmadan
Sahnedebir şeyin veya birinin dahil edilmediği durum
You cannot go without a ticket
Bilet olmadan gidemezsin
olmadan
bir şeye sahip olmadan
I cannot see without my glasses
Gözlüklerim olmadan göremem
dışında
bir şeyin dış tarafında
He stood without the door
Kapının dışında duruyordu
etkilemek
Sahnedebirinin davranışını veya ruh halini değiştirmek
What has gotten into him today
Bugün ona ne oldu böyle
kabul edilmek
bir okula veya gruba kabul edilmek
She got into a great college
Harika bir koleje kabul edildi
başını belaya sokmak
birini zor veya sorunlu bir duruma düşürmek
His bad choices got him into trouble
Kötü seçimleri başını belaya soktu
sarmak
bir şeye karşı aşırı ilgi duymaya başlamak
I really got into jazz music
Caz müziği beni gerçekten sardı
girmek
bir yerin içine girmek veya ulaşmak
I cannot get into the locked room
Kilitli odaya giremiyorum
dahil olmak
bir duruma girmeye başlamak
I want to get into politics
Siyasete dahil olmak istiyorum
girmek
bir şeyin içine girmek
I will get into the car
Arabaya gireceğim
etkilemek
birinin davranışını veya ruh halini değiştirmek
The bad mood got into him
Kötü ruh hali onu etkiledi
ilgi duymak
bir şeye karşı merak veya ilgi beslemeye başlamak
I started to get into jazz music
Caz müziğine ilgi duymaya başladım
girmek
bir durumun veya ortamın içinde yer almaya başlamak
She got into a difficult situation
Zor bir duruma girdi
etkilemek
birini belirli bir şekilde davranmaya yöneltmek
His friends got into him to behave badly
Arkadaşları onu kötü davranmaya yöneltti
alkole başlamak
alkol içmeye başlamak
He got into drinking at college
Üniversitedeyken alkol içmeye başladı
bölüm
Sahnedebir televizyon veya radyo dizisinin tek bir parçası
I watched the latest episode of the show
Dizinin son bölümünü izledim
olay
tek bir olay veya vaka
It was a strange episode in his life
Hayatındaki garip bir olaydı
bağlılık
Sahnedebirine karşı duyulan güçlü duygusal bağ
He has a strong attachment to his dog
Köpeğine karşı güçlü bir bağlılığı var
aparat
bir şeye takılabilen ek parça
The vacuum has a new attachment
Süpürgenin yeni bir aparatı var
ancak
Sahnedebir durumu belirtirken karşıtlık bildirmek için kullanılır
I would go except I am tired
Giderdim ancak yorgunum
hariç
dahil etmemek
Everyone except Tom came
Tom hariç herkes geldi
hariç
bir şeyi dahil etmeden
Everyone came except him
O hariç herkes geldi
hariç
bir durumun veya kişinin dışında bırakıldığını belirtmek için kullanılır
Everyone came, except you
Sen hariç herkes geldi
muktedir
Sahnedebir şeyi yapma yeteneği veya imkanı olan
She is able to speak English
İngilizce konuşabiliyor
Kalan 322 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 332 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap