

The End Of The Fucking World — 2. Sezon Bölüm 8
Kelimeler ve anlamları
113 kelime
denemek
Sahnedebir şeyi yapmak için çaba sarf etmek
I will try to run
Koşmayı deneyeceğim
denemek
bir şeyin işe yarayıp yaramadığını kontrol etmek
Try this cake
Bu keki dene
yargılamak
mahkemede suçlu olup olmadığına karar vermek için delilleri incelemek
They will try the suspect in court
Şüpheliyi mahkemede yargılayacaklar
borçlu olmak
Sahnedebirine para veya bir şey verme zorunluluğu
I owe you ten dollars
Sana on dolar borçluyum
dayandırmak
bir şeyi bir nedene bağlamak
He owes his success to hard work
Başarısını çok çalışmaya dayandırıyor
borçlu olmak
birine para veya bir şey vermek zorunda olmak
I owe you five dollars
Sana beş dolar borçluyum
çatışmacı
Sahnedeçatışmaya veya tartışmaya meyilli
He has a confrontational style
Çatışmacı bir tarzı var
bir yerde
Sahnedebelirlenmemiş veya bilinmeyen bir yer
I left my keys somewhere
Anahtarlarımı bir yere bıraktım
bir yer
bilinmeyen veya belirtilmemiş bir konum
I left my keys somewhere
Anahtarlarımı bir yerde bıraktım
bir yer
bilinmeyen veya belirtilmemiş bir mekan
I left my keys somewhere
Anahtarlarımı bir yerde bıraktım
cezalandırmak
Sahnedeyanlış bir davranış nedeniyle ceza vermek
The teacher punished the student for cheating
Öğretmen, kopya çektiği için öğrenciyi cezalandırdı
daha iyi
Sahnededaha yüksek kaliteli veya daha sağlıklı
This is a better plan
Bu daha iyi bir plan
daha iyi
daha yüksek bir ölçüde
I understand it better now
Onu şimdi daha iyi anlıyorum
iyileştirmek
bir şeyi veya birini daha iyi hale getirmek
He wants to better his English
İngilizcesini iyileştirmek istiyor
iyi olur
bir şeyin yapılması gerektiğini veya mantıklı olduğunu belirtmek için kullanılır
You had better leave now
Şimdi gitsen iyi olur
yüksek sesle
Sahnedegüçlü ve kolay duyulabilir bir şekilde
Please speak loud
Lütfen yüksek sesle konuş
yüksek sesli
Sahnedekolayca duyulan bir ses çıkaran
The music is too loud
Müzik çok yüksek sesli
yüksek sesli
çok ses çıkaran
The music is too loud
Müzik çok yüksek sesli
gürültülü
çok ses çıkaran
The party was very loud
Parti çok gürültülüydü
aniden
Sahnedebeklenmedik bir şekilde
Suddenly, it started to rain
Aniden yağmur yağmaya başladı
aniden
beklenmedik bir anda gerçekleşen
The rain started suddenly
Yağmur aniden başladı
dağılmak
Sahnedefarklı yönlere doğru hızla gitmek
The birds scattered when they saw the cat
Kediyi görünce kuşlar dağıldı
ayrılmak
Sahnedebir yerden veya birinden uzaklaşmak
She left the office at five
Ofisten saat beşte ayrıldı
sol
sağın karşı tarafı
Turn left here
Buradan sola dön
kalmak
diğerleri gittikten sonra orada olmaya devam etmek
Only two cookies are left
Sadece iki kurabiye kaldı
bırakmak
bir şeyin belirli bir durumda olmasını sağlamak
He left the door open
Kapıyı açık bıraktı
Kalan 103 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 113 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap