

The Sopranos — 1. Sezon Bölüm 6
Kelimeler ve anlamları
648 kelime
hiçbir şey
Sahnedehiçbir miktar veya nesne
There is nothing here
Burada hiçbir şey yok
hiçbir şey
herhangi bir nesnenin olmaması
I have nothing in my hand
Elimde hiçbir şey yok
hiç
geriye kalan bir şeyin yokluğu
There is nothing left
Geriye hiçbir şey kalmadı
hiçbir şey
herhangi bir şeyin bulunmaması
There is nothing in the box
Kutunun içinde hiçbir şey yok
hiçbir şey
herhangi bir şey değil
I found nothing
Hiçbir şey bulamadım
midesi bozulmak
Sahnedekarın ağrısı veya mide bulantısı hissetmek
I got a gutta from eating too much candy
Çok fazla şeker yediğim için midem bozuldu
kimse
Sahnedebelirli olmayan bir kişi
I didn't see anybody
Kimseyi görmedim
herhangi biri
Sahnedeherhangi bir kişi
Is anybody here
Burada kimse var mı
herhangi biri
herhangi bir kişi
Does anybody want cake?
Herhangi biri kek ister mi?
yüzde
Sahnede100'e bölünmüş bir bütünün bir parçası
Fifty percent of the students passed
Öğrencilerin yüzde ellisi başarılı oldu
tamamen
bütünüyle veya hiçbir eksik kalmadan
I am one hundred percent sure
Yüzde yüz eminim
yüzde
bir bütünün parçası olarak belirtilen miktar oranı
Fifty percent of the students passed the exam
Öğrencilerin yüzde ellisi sınavı geçti
şiddetli
Sahnedezarar vermek için güç kullanan
The protest became violent
Protesto şiddete dönüştü
ilaç veya uyuşturucu
Sahnedevücudu etkileyen kimyasal madde
This drug helps you sleep
Bu ilaç uyumanıza yardımcı olur
arkadaş
çok sevilen bir kişi
He is a good drug
O iyi bir arkadaş
ilaç vermek
birine vücudunu etkileyen bir madde vermek
They drug the patient
Hastaya ilaç veriyorlar
mekan
Sahnedebir restoran veya yer için kullanılan gayriresmi sözcük
This burger joint is great
Bu burger mekanı harika
joint
marihuana ile doldurulmuş sigara
He smoked a joint
Bir joint içti
ortak
iki veya daha fazla kişi tarafından birlikte kullanılan
They have a joint bank account
Ortak bir banka hesapları var
eklem
iki parçanın birbirine bağlandığı yer
He injured his knee joint while running
Koşarken diz eklemini incitti
vurmak
Sahnedebirine veya bir şeye sertçe vurmak
He whacked the ball with the bat
Topa sopayla sertçe vurdu
berbat
çok düşük kaliteli
The movie was whack
Film berbattı
haklamak
birini öldürmek
The gangster decided to whack his rival
Gangster rakibini haklamaya karar verdi
batırmak
Sahnedebir işi kötü bir şekilde yapmak
I messed up the test
Sınavı batırdım
dağıtmak
bir yeri düzensiz hale getirmek
You messed up my room
Odamı dağıttın
mahvetmek
bir şeyi bozmak veya kötüleştirmek
Do not mess up this task
Bu görevi mahvetme
karıştırmak
bir durumu içinden çıkılmaz hale getirmek veya düzensizliğe yol açmak
Do not mess up my plans
Planlarımı karıştırma
batırmak
bir şeyi kötü yapmak veya mahvetmek
Do not mess up this project
Bu projeyi batırma
dakika
Sahnedealtmış saniyeden oluşan zaman birimi
There are sixty minutes in an hour
Bir saat altmış dakikadır
televizyon programı
uzun soluklu bir Amerikan haber dergisi televizyon programı
Many people watch 60 Minutes
Birçok insan 60 Minutes programını izliyor
tutanak
bir toplantıda konuşulanların resmi yazılı kaydı
The secretary recorded the minutes
Sekreter tutanakları kaydetti
dakika
altmış saniyelik zaman dilimi
Wait for five minutes
Beş dakika bekle
Kalan 638 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 648 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap