

The Sopranos — 2. Sezon Bölüm 1
Kelimeler ve anlamları
606 kelime
zorunda
Sahnedebir şeyi yapmak zorunda olmak
I gotta go now
Şimdi gitmem lazım
zorunda olmak
Sahnedebir şeyi yapma gerekliliği
I gotta go now
Şimdi gitmem gerek
eh
Sahnedekararsızlık veya duraksama belirten bir ses
Ehh I am not sure about that
Ehh bundan emin değilim
başı dertte
Sahnedekötü veya tehlikeli bir durumda olma
The boy is in trouble for breaking the window
Çocuk pencereyi kırdığı için başı dertte
doğurmak
Sahnedebir bebek dünyaya getirmek
She bore a baby boy
Bir erkek bebek doğurdu
sıkıcı kişi
Sahnedeilginç veya heyecan verici olmayan insan
He is such a bore
O çok sıkıcı biridir
meydana getirmek
bir şey üretmek veya ortaya koymak
The tree bore delicious fruit
Ağaç lezzetli meyve verdi
delik
katı bir şeyin içindeki boşluk
The pipe has a wide bore
Borunun geniş bir deliği var
ilk
Sahnedezaman veya sıra bakımından herkesten önce gelen
She was the first person to arrive
O gelen ilk kişiydi
birinci sınıf
mümkün olan en yüksek standartta
This hotel provides first class service
Bu otel birinci sınıf hizmet sunuyor
başlangıçta
en başta veya başlangıç aşamasında
At first I did not understand
Başlangıçta anlamadım
yaptı
Sahnedebir şeye sebep olmak
He made me laugh
Beni güldürdü
kurtarmış
çok iyi veya rahat bir durumda olmak
You have got it made with this job
Bu işle hayatını kurtardın
zorlamak
birini bir şey yapmaya mecbur bırakmak
He made me wait outside
Beni dışarıda beklemeye zorladı
portföy
Sahnedebir kişi veya şirketin sahip olduğu yatırım kümesi
He has a diverse investment portfolio
Çeşitlendirilmiş bir yatırım portföyü var
öldürmek
Sahnedebir canlının yaşamına son vermek
The hunter killed the deer
Avcı geyiği öldürdü
kırıp geçirmek
bir gösteride çok komik veya popüler olmak
The comedian killed the audience
Komedyen seyirciyi kırıp geçirdi
çok istemek
bir şeyi aşırı derecede arzulamak
I am killing for a slice of pizza
Bir dilim pizzayı çok istiyorum
sonlandırmak
bir şeyi durdurmak veya bitirmek
We had to kill the project
Projeyi sonlandırmak zorunda kaldık
ister inan ister inanma
Sahnedebir şey inanılmaz görünse de doğru olduğunu belirtmek için kullanılır
Believe it or not I won the lottery
İster inan ister inanma piyangoyu kazandım
ister inan ister inanma
bir şey inanılmaz görünse bile onun doğru olduğunu belirtmek için kullanılır
Believe it or not I finished the project early
İster inan ister inanma projeyi erkenden bitirdim
göndermek
Sahnedebirini veya bir şeyi bir yere gitmeye yöneltmek
I will send him to school
Onu okula göndereceğim
göndermek
Sahnedebir mesajı veya nesneyi başkasına ulaştırmak
I will send an email to him
Ona bir e-posta göndereceğim
niyetlenmek
bir şeyi yapmayı planlamak
I send to do this
Bunu yapmaya niyetleniyorum
göndermek
bir şeyi veya birini bir yere ulaştırmak amacıyla yola çıkarmak
Please send the letter to my house
Lütfen mektubu evime gönder
Kalan 596 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 606 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap