

The Summer I Turned Pretty — 1. Sezon Bölüm 6
Kelimeler ve anlamları
459 kelime
evet
Sahnedeevet demenin gayri resmi yolu
Yep, I can help you
Evet, sana yardım edebilirim
evet
evet anlamında kullanılan gayriresmi kelime
Yep I will be there
Evet orada olacağım
tamam
bir şeyi onaylamak için kullanılan ifade
Yep that sounds right
Tamam bu doğru görünüyor
zevksiz
Sahnedekalitesiz veya rüküş olan
The romantic movie was too cheesy
Romantik film çok zevksizdi
peynirli
içinde veya üzerinde bolca peynir olan
This pizza is very cheesy
Bu pizza çok peynirli
gürleme
Sahnedeyüksek ve derin bir ses
I heard a loud boom
Yüksek bir gürleme duydum
bom
mikrofon yelken veya kamerayı desteklemek için kullanılan uzun direk
The cameraman used a boom for the shot
Kameraman çekim için bir bom kullandı
patlama
ani ve heyecan verici bir olay
The fireworks went boom in the sky
Havai fişekler gökyüzünde patladı
ciddi
Sahnedeşaka yapmayan, söylediklerinde samimi olan
Are you serious?
Ciddi misin?
ciddi
dikkatli düşünme veya eylem gerektiren
This is a serious problem
Bu ciddi bir problem
ciddi
zarar veya tehlikeye neden olan
He had a serious accident
O ciddi bir kaza geçirdi
ciddi
miktarı veya derecesi yüksek olan
It is a serious problem
Bu ciddi bir problem
değil mi
Sahnedekarşıdakinin katılıp katılmadığını sormak için kullanılır
It's hot, huh?
Hava sıcak, değil mi?
ha
kafa karışıklığını veya tekrar isteğini belirtir
Huh? Who is that?
Ha? O kim?
sonunda
Sahnedeuzun bir süre veya gecikmeden sonra
He eventually arrived home
Sonunda eve vardı
sonunda
uzun bir süre sonra veya sonunda
He eventually found his keys
Sonunda anahtarlarını buldu
sonunda
uzun bir süreden veya gecikmeden sonra
We eventually arrived home
Sonunda eve vardık
iyi
Sahnedeyeterince iyi veya tatmin edici
I feel fine today
Bugün iyi hissediyorum
zinde
Sahnedeiyi bir sağlık durumu içinde
She is feeling fine today
Bugün kendini zinde hissediyor
para cezası
bir kural veya yasayı çiğnediğiniz için ödemeniz gereken para
He paid a fine for parking
Park ettiği için para cezası ödedi
ufak
boyut veya miktar olarak çok küçük
There is fine sand on the beach
Sahilde ufak kumlar var
iyi
kabul edilebilir veya sorunsuz olan
Everything will be fine
Her şey iyi olacak
güzel
göze hoş gelen veya çekici
She looks very fine today
Bugün çok güzel görünüyor
kaliteli
çok iyi niteliğe sahip olan
This is a fine piece of work
Bu kaliteli bir iş
yeterli
kabul edilebilir veya yeterli olan
It is fine to stay here
Burada kalmak yeterli
kollamak
Sahnedetehlikelere karşı birini korumak
You should watch her back
Onu kollamalısın
odaklanmış durum
Sahnedetamamen konsantre olma hali
He is in the zone today
Bugün tamamen odaklanmış durumda
bölge
belirli bir bölge veya alan
This is a no-parking zone
Burası park yasak bölgesi
bölgelere ayırmak
bir alanı belirli bir kullanım için ayırmak
The city is zoned for residential use
Şehir konut kullanımı için bölgelere ayrılmıştır
dalmak
bir şeye veya birine odaklanmayı bırakıp hayallere dalmak
I tend to zone during lectures
Derslerde dalmaya meyilliyim
istemek
Sahnedebir şeyi dilemek veya arzulamak
I want a glass of water
Bir bardak su istiyorum
istemek
bir şeyi arzu etmek veya talep etmek
I want a glass of water
Bir bardak su istiyorum
aramak
birini bulmaya veya yakalamaya çalışmak
The police want him for robbery
Polis onu soygun nedeniyle arıyor
Kalan 449 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 459 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap