

The Summer I Turned Pretty — 2. Sezon Bölüm 5
Kelimeler ve anlamları
624 kelime
vakit geçirmek
Sahnederahat bir şekilde zaman harcamak
I just want to hang out at home
Sadece evde vakit geçirmek istiyorum
sarkıtmak
vücudun bir kısmını pencere veya kapıdan dışarı çıkarmak
Do not hang out the window
Pencereden dışarı sarkma
takılma
arkadaşlarla yapılan gündelik sosyal buluşma
We planned a fun hang out for Friday
Cuma günü için eğlenceli bir takılma planladık
senkronize
Sahnedeaynı zaman dilimine veya duruma getirilmiş
Our calendars are synced
Takvimlerimiz senkronize edildi
eş zamanlı
iki veya daha fazla şeyin aynı anda gerçekleşmesini sağlamak
Please make sure your devices are synced
Lütfen cihazlarınızın eş zamanlı olduğundan emin olun
eşzamanlı
iki veya daha fazla şeyin aynı anda birlikte çalışması
The files are synced
Dosyalar eşzamanlı çalışıyor
gelmek
Sahnedebir yere ulaşma
The train is coming
Tren geliyor
gelecek
yakın zamanda olacak olan
The coming weeks will be busy
Gelecek haftalar yoğun geçecek
gelen
bir yerden bir yere doğru hareket eden
My friend is coming to my house
Arkadaşım evime geliyor
gelme
bir yere doğru hareket etme eylemi
Your coming made me happy
Gelmen beni mutlu etti
yönelmek
Sahnedebir yere doğru hareket etmek
Let's head to the park
Hadi parka gidelim
yönelmek
bir yere doğru gitmek
I am heading to the office
Ofise doğru gidiyorum
uzaklık
Sahnedeiki kişi veya nesne arasındaki boşluk
The distance is too big
Uzaklık çok fazla
uzaklaşmak
birinden veya bir şeyden uzak durmak
He tried to distance himself from the problem
Sorundan uzaklaşmaya çalıştı
mesafe
kat edilen toplam yol
We traveled a long distance
Uzun bir mesafe katettik
mesafe
iki nokta arasındaki boşluk miktarı
The distance to the school is short
Okula olan mesafe kısa
sekiz
Sahnedesekiz sayısı
I have eight apples
Sekiz tane elmam var
yardım etmek
Sahnedebirine destek olmak veya yardım sağlamak
Can you help me?
Bana yardım edebilir misin?
yardımcı
başkalarına yardım eden kişi
She is a great help
O harika bir yardımcıdır
kendini tutmak
bir şeyi yapmaktan kendini alıkoymak
I couldn't help laughing
Gülmekten kendimi alamadım
azaltmak
bir şeyi daha az miktarda kullanmak
This habit helps to use less water
Bu alışkanlık daha az su kullanmaya yardımcı olur
yurt
Sahnedeöğrencilerin kaldığı bina
I live in a dorm
Bir yurtta kalıyorum
yurt
öğrencilerin okulda kaldığı yer
He lives in a dorm at the university
O üniversitedeki bir yurtta kalıyor
bırak
Sahnedetutmayı bırakmak
Just let it go
Sadece bırak gitsin
işten çıkarmak
birinin işine son vermek
They had to let him go
Onu işten çıkarmak zorunda kaldılar
boşvermek
bir şeyi düşünmeyi veya konuşmayı bırakmak
Just let it go and relax
Sadece boşver ve rahatla
sinirlendirmek
Sahnedebirini kızdırmak
Stop pissing me off
Beni sinirlendirmeyi bırak
işemek
idrar yapmak
He needs to piss
İşemesi gerekiyor
çarçur etmek
bir şeyi dikkatsizce veya aptalca harcamak
He pissed away his entire salary on gambling
Tüm maaşını kumarda çarçur etti
Kalan 614 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 624 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap