

The Summer I Turned Pretty — 3. Sezon Bölüm 9
Kelimeler ve anlamları
528 kelime
de
Sahnedeolumsuz cümlelerde de anlamı katar
I don't like it either
Ben de sevmiyorum
da
Sahnedeolumsuz cümlelerde benzer bir durumu belirtmek için kullanılır
I do not like apples and she does not either
Elma sevmiyorum ve o da sevmiyor
ya da
iki seçenekten biri veya diğeri
Either you stay or I go
Ya sen kalırsın ya da ben giderim
mutluluk
Sahnedemutlu olma durumu
Money cannot buy happiness
Para mutluluğu satın alamaz
maalesef
Sahnedeüzüntü veya hayal kırıklığı yaratan bir şekilde
Unfortunately, I cannot come
Maalesef gelemem
maalesef
üzücü veya hayal kırıklığı yaratan bir şekilde
Unfortunately it is raining today
Maalesef bugün hava yağmurlu
maalesef
bir şeyin üzücü veya şanssız olduğunu belirtmek için kullanılır
Unfortunately the store is closed today
Maalesef mağaza bugün kapalı
talihsiz bir şekilde
kötü şans veya üzüntü gösteren bir tarzda
She responded unfortunately to the bad news
Kötü habere talihsiz bir şekilde tepki verdi
berbat
Sahnedeçok kötü veya düşük kaliteli
This movie is shit
Bu film berbat
kandırmak
birini kandırmak veya ona yalan söylemek
Are you shitting me
Benimle dalga mı geçiyorsun
siktir
öfke veya şaşkınlık belirtmek için kullanılan kaba bir söz
Shit, I forgot my keys!
Siktir, anahtarlarımı unuttum!
canı istemek
Sahnedebir şeyi yapma isteği duymak
I am in the mood for a movie
Canım film izlemek istiyor
havasında olmak
bir şeyi yapmaya istekli hissetmek
I am in the mood for pizza
Pizza yeme havasındayım
söylemek
Sahnedebirine sözle bilgi vermek
Tell me the truth
Bana doğruyu söyle
bolca
Sahnedeyeterince veya çok miktarda olan
We have plenty of time
Bolca vaktimiz var
yeterli
ihtiyaç duyulduğu kadar olan
We have plenty of food for everyone
Herkes için yeterli yemeğimiz var
oldukça
büyük ölçüde veya çok
That room is plenty big for our needs
O oda ihtiyaçlarımız için oldukça büyük
gün
Sahnede24 saatlik süre
I work every day
Her gün çalışıyorum
özel gün
Sahnedebelirli bir şeyi kutlamak için ayrılmış gün
We celebrate a special day
Biz özel bir gün kutlarız
dönem
özellikle geçmişteki belirli bir zaman dilimi
In my grandfather's day, there were no computers
Büyükbabamın döneminde bilgisayarlar yoktu
bir gün
gelecekteki bir zaman
I want to travel the world one day
Bir gün dünyayı gezmek istiyorum
ihtiyaç duymak
Sahnedegerekli olduğu için bir şeye gereksinim duymak
I need some help
Biraz yardıma ihtiyacım var
ihtiyaç
gerekli veya zorunlu olan şey
There is a need for water
Suya ihtiyaç var
en azından
Sahnedeen azı ile
At least three people came
En az üç kişi geldi
en az
miktar veya derece olarak en küçük
This is the least expensive room
Bu en az pahalı oda
en azından
olumsuz bir duruma rağmen olumlu bir şeyi vurgulamak için kullanılır
It was cold but at least we had a heater
Hava soğuktu ama en azından bir ısıtıcımız vardı
en ufak
en küçük derece veya miktarda
I am not in the least bit worried
En ufak bir endişe duymuyorum
Kalan 518 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 528 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap