

Vikings — 3. Sezon Bölüm 3
Kelimeler ve anlamları
382 kelime
başarmak
Sahnedebir şeyi yapmayı becermek
I can manage to finish the report
Raporu bitirmeyi başarabilirim
yönetmek
bir şeyin sorumluluğunu üstlenmek veya kontrol etmek
He manages a large team
Büyük bir ekibi yönetiyor
başarmak
bir işi veya sorunu üstesinden gelerek halletmek
I can manage this task by myself
Bu görevi kendi başıma başarabilirim
sur
Sahnedekale veya şehir etrafındaki savunma duvarı
They stood on the rampart to watch the enemy
Düşmanı izlemek için surun üzerinde durdular
yaşlılık
Sahnedebir kişinin yaşamının son dönemi
He enjoyed his old age in the countryside
Yaşlılığının tadını kırsalda çıkardı
yaşlılık
insanın yaşlı olduğu hayat evresi
He enjoys reading in his old age
O yaşlılığında okumaktan keyif alıyor
boğulmak
Sahnedesu altında nefes alamadığınız için ölmek
Many people drown every year
Her yıl birçok insan boğuluyor
bastırmak
diğer seslerden daha yüksek çıkmak
The music drowned out the voices
Müzik sesleri bastırdı
boğmak
birini suyun altında tutarak ölümüne yol açmak
The villain tried to drown the hero
Kötü adam kahramanı boğmaya çalıştı
sırılsıklam etmek
çok ıslak hale getirmek
The rain drowned my shirt
Yağmur gömleğimi sırılsıklam etti
oluşum
Sahnedeoluşmuş veya yaratılmış olan şey
The rock formation is beautiful
Kaya oluşumu güzel
oluşum
bir şeyin meydana getirilme süreci
The formation of clouds is a natural process
Bulutların oluşumu doğal bir süreçtir
diziliş
insanların veya nesnelerin bir arada durma biçimi
The team practiced their new formation
Takım yeni dizilişlerini çalıştı
imparator
Sahnedebir imparatorluğun erkek hükümdarı
The emperor ruled the land
İmparator topraklara hükmetti
bak
Sahnedebirinin dikkatini çekmek için kullanılır
Look, we are late
Bak, geç kaldık
görünmek
belirli bir şekilde görünmek
You look happy
Mutlu görünüyorsun
görünüş
birinin dış görünüşü veya çekiciliği
I like her look
Onun görünüşünü seviyorum
bakmak
gözleri bir şeye doğru çevirmek
Look at the bird
Kuşa bak
aramak
birini ya da bir şeyi bulmaya çalışmak
I looked for my keys
Anahtarlarımı aradım
bakmak
gözlerini bir şeye çevirmek
Look at the sky
Gökyüzüne bak
sahip olmak
Sahnedebir şeyin mülkiyetini elinde bulundurmak
She possesses many expensive books
O birçok pahalı kitaba sahip
hakim olmak
bir şeyi veya birini kontrol etmek
Anger possessed him
Öfke ona hakim oldu
etkisine almak
birini bir şey yapmaya itmek
What possessed you to do that
Bunu yapman için seni ne etkiledi
konuşmak
Sahnedebirisiyle sözle iletişim kurmak
I am talking to my friend
Arkadaşımla konuşuyorum
azar
birini hatalarından dolayı uyarma veya azarlama konuşması
He got a serious talking to from his boss
Patronundan ciddi bir azar işitti
ile konuşmak
birine bir şeyler söyleyerek iletişim kurmak
I am talking to my teacher
Öğretmenimle konuşuyorum
ile sohbet etmek
birisiyle karşılıklı olarak konuşmak
She likes talking to her friend
Arkadaşıyla sohbet etmeyi seviyor
çekmek
Sahnedebir şeyi kendine doğru hareket ettirmek
He pulled the door open
Kapıyı çekerek açtı
oyun oynamak
dürüst olmayan veya muzip bir şey yapmak
He tried to pull a trick on me
Bana bir oyun oynamaya çalıştı
çekim
birine veya bir şeye gitme isteği uyandıran güçlü duygu
I felt a strong pull towards him
Ona karşı güçlü bir çekim hissettim
Kalan 372 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 382 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap