

Vikings — 4. Sezon Bölüm 2
Kelimeler ve anlamları
381 kelime
iptal etmek
Sahnederesmen geçersiz kılmak
The court annulled the contract
Mahkeme sözleşmeyi iptal etti
uzakta
Sahnedeburanın uzağında
The city is far away
Şehir çok uzakta
uzağa
Sahnedebir şeyi başka bir yere taşımak
Put your toys away
Oyuncaklarını kaldır
durmaksızın
durmadan veya ara vermeden
He was working away
Durmadan çalışıyordu
uzakta
bir yerde bulunmama durumu
He is away for the weekend
O hafta sonu için uzakta
dile getirmek
Sahnedesözle veya yazıyla aktarmak
She voiced her concerns
Endişelerini dile getirdi
söz hakkı
karar verme veya fikir belirtme yetkisi
She has a say in the matter
Konuda onun söz hakkı var
göstermek
bilgi veya rakam belirtmek
The sign says stop
Tabela durmayı gösteriyor
öğretmek
Sahnedebirine bilgi veya eğitim vermek
He instructed the students in art
Öğrencilere sanat öğretti
talimat vermek
birine bir şey yapmasını söylemek
The teacher instructed the students to start
Öğretmen öğrencilere başlamaları için talimat verdi
uğraşmak
Sahnedebir şey için zaman ve çaba harcamak
She is working on her painting
O resim üzerinde uğraşıyor
etkilemek
birinin üzerinde etkili olmak
The medicine is starting to work on him
İlaç onun üzerinde etkisini göstermeye başladı
üzerinde durmak
bir sorunu çözmeye veya halletmeye çalışmak
I need to work on this problem
Bu problem üzerinde durmam gerekiyor
geliştirmek
bir şeyi daha iyi hale getirmeye çalışmak
He works on his English skills
İngilizce becerilerini geliştiriyor
son vermek
Sahnedesona ermek veya bir şeyi sona erdirmek
The company ceased operations
Şirket faaliyetlerine son verdi
emin
Sahnedeşüphenin olmaması
I am sure about this
Bu konuda eminim
yer
belirli bir alan veya nokta
We met at this sure
Bu yerde buluştuk
elbette
bir şeyi kabul ettiğini veya onayladığını söylemek
Sure I will do that
Elbette bunu yapacağım
tamam
bir öneriyi veya fikri onaylamak için kullanılan ifade
We can meet later. Sure.
Daha sonra buluşabiliriz. Tamam.
sokmak
Sahnedebirini zor bir duruma düşürmek
The mistake put him in a difficult situation
Hata onu zor bir duruma soktu
ifade etmek
bir şeyi belirli bir şekilde söylemek
How should I put this
Bunu nasıl ifade etmeliyim
koymak
bir şeyi bir yere yerleştirmek
Put the book on the table
Kitabı masanın üzerine koy
yöneltmek
dikkat veya çabayı bir şey üzerine çevirmek
She put all her energy into the project
Tüm enerjisini projeye yöneltti
oldukça
Sahnedeorta derecede
It is rather cold today
Bugün hava oldukça soğuk
tercih etmek
bir şeyi diğerine tercih etmek için kullanılır
I would rather stay home
Evde kalmayı tercih ederim
tercih etmek
bir şeyi diğerinden daha çok istemek veya seçmek
I would rather stay home
Evde kalmayı tercih ederim
tam
Sahnedetam veya mutlak olan
It was an utter disaster
Tam bir felaketti
tam
tamamen ve bütünüyle
That is utter nonsense
Bu tam bir saçmalık
dile getirmek
sesli olarak söylemek
He did not utter a word
Tek bir kelime etmedi
Kalan 371 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 381 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap