

Vikings — 4. Sezon Bölüm 11
Kelimeler ve anlamları
249 kelime
aile
Sahnedekan veya evlilikle birbirine bağlı kişiler
I love my family
Ailemi seviyorum
yemek tarifi
yemek hazırlamak için gerekli talimatlar
Please follow the family for this dish
Lütfen bu yemek için tarifi izle
bölüm
bir televizyon dizisinin parçası
I watched the first family of the show
Dizinin ilk bölümünü izledim
mutluluk
Sahnedemutlu olma durumu
Money cannot buy happiness
Para mutluluğu satın alamaz
bir parçası
Sahnedebir grubun veya organizasyonun üyesi olmak
I am part of the team
Takımın bir parçasıyım
neredeyse
Sahnedetam olarak değil ama çok yakın
I almost missed the bus
Neredeyse otobüsü kaçırıyordum
kabul etmek
Sahnedebir şeye onay vermek
She accepted the invitation
Daveti kabul etti
kabul etmek
bir şeyi doğru veya geçerli olarak tanımak
I accept the truth
Gerçeği kabul ediyorum
kabul etmek
sunulan bir şeyi almak
He accepted the award
Ödülü kabul etti
kabul etmek
bir şeyi almaya veya onaylamaya razı olmak
I accept your offer
Teklifi kabul ediyorum
izin vermek
Sahnedebirine bir şey yapması için müsaade etmek
Please let me go
Lütfen gitmeme izin ver
bildirmek
birine bir şeyi haber vermek
Let me know your answer
Cevabını bana bildir
işten çıkarmak
birinin işine son vermek
The manager had to let him go
Müdür onu işten çıkarmak zorunda kaldı
hayal kırıklığına uğratmak
beklentileri karşılayamamak
I will not let you down
Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım
kaçmak
Sahnedebir yerden hızla uzaklaşmak veya firar etmek
The thief tried to run off with the money
Hırsız parayla birlikte kaçmaya çalıştı
boşaltmak
bir sıvıyı bir yerden dışarı akıtmak
We need to run off the water
Suyu boşaltmamız gerekiyor
çoğaltmak
bir şeyin kopyasını üretmek
I will run off ten copies for the meeting
Toplantı için on kopya çoğaltacağım
çiftlik
Sahnedetarım yapılan veya hayvan yetiştirilen arazi
The farm is big
Çiftlik büyük
çiftçilik yapmak
Sahnedetoprakta bitki yetiştirmek veya hayvan beslemek
They farm wheat
Buğday yetiştiriyorlar
tarla
yiyecek yetiştirmek veya hayvan beslemek için kullanılan toprak
He works on the farm
O tarlada çalışıyor
sihirli güç
Sahnedeimkansız şeyleri yapabilme gücü
The ring has magic
Yüzüğün sihirli gücü var
sihirbazlık
illüzyon yapma sanatı
He knows some magic
O biraz sihirbazlık biliyor
büyülü
sihirle ilgili veya sihirli güçleri olan
It was a magic moment
Büyülü bir andı
büyü
gizemli güçlerle olayları kontrol etme yeteneği
Magic is not real
Büyü gerçek değildir
kusur
Sahnedebir kişinin karakterindeki kötü veya zayıf özellik
Everyone has a personal fault
Herkesin kişisel bir kusuru vardır
hata
Sahnedebir sorun veya yanlışlık için sorumluluk durumu
It was my fault that we were late
Geç kalmamız benim hatamdı
fay
yer kabuğundaki büyük kırık
There is a fault line under this city
Bu şehrin altında bir fay hattı var
kusur bulmak
birinin bir şeyi yanlış yaptığını söylemek
It is hard to fault his work
Onun işinde kusur bulmak zor
Kalan 239 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 249 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap