

Vikings — 5. Sezon Bölüm 18
Kelimeler ve anlamları
367 kelime
tahrif etmek
Sahnedebir şeyin yüzeyini bozmak veya zarar vermek
They defaced the wall with graffiti
Duvarı grafitilerle tahrif ettiler
kenarda
Sahnedebaşkasının yolunu kesmeyen bir yerde
Please put your bag out of the way
Lütfen çantanı kenara koy
sapa
çok kişinin yaşadığı yerlerden uzakta olan
They live in an out of the way village
Onlar sapa bir köyde yaşıyorlar
aradan çıkarmak
bir işi bitirip halletmek
I want to get this task out of the way
Bu işi aradan çıkarmak istiyorum
ittifak
Sahnedeortak bir amaç için kurulan birliktelik
The two countries formed an alliance
İki ülke bir ittifak kurdu
ebeveyn
Sahnedebir kişinin annesi veya babası
I love my parents
Ebeveynlerimi seviyorum
ana şirket
başka bir şirketin sahibi olan şirket
The parent company owns several smaller businesses
Ana şirket birkaç küçük işletmeye sahip
ebeveynlik yapmak
bir çocuğun bakımını üstlenip onu büyütmek
They are parenting their children with love
Çocuklarını sevgiyle yetiştiriyorlar
ebeveyn
bir çocuğun annesi veya babası
My parent is very kind
Ebeveynim çok nazik
eş
Sahnedehakları statüsü veya yeteneği başka biriyle aynı olan kişi
She is treated like an equal
Ona bir eş gibi davranılıyor
eşit olmak
değer veya anlam bakımından aynı olmak
Two plus two is equal to four
İki artı iki dörde eşittir
eşit
değer durum veya miktar bakımından aynı olan
The two pieces of cake are equal in size
İki kek parçası eşit boyutta
tatlandırıcı
şeker yerine kullanılan yapay bir marka
I put Equal in my coffee
Kahveme Equal koyuyorum
savaş alanı
Sahnedesavaşın gerçekleştiği yer
The soldiers entered the battlefield
Askerler savaş alanına girdi
kutsamak
Sahnedebirine mutluluk veya iyilik vermek
Her kindness blesses those around her
Onun nezaketi çevresindekileri mutlu eder
kutsamak
Tanrı'dan birini korumasını veya ona yardım etmesini istemek
God bless you
Tanrı seni kutsasın
kutsanmış
kutsal hâle getirilmiş veya dini saygıya layık görülmüş
The blessed object is in the church
Kutsanmış nesne kilisede
rağmen
Sahnedezıt bir durumu belirtmek için kullanılır
Although it was raining, we went out
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık
hiç kimse
Sahnedehiçbir insan
Nobody was in the room
Odada hiç kimse yoktu
hiç kimse
hiçbir insan
Nobody is home
Evde hiç kimse yok
önemsiz kimse
hiçbir önemi olmayan kişi
He felt like a nobody
Kendini önemsiz biri gibi hissetti
önemsiz biri
önemli veya etkili olmayan kişi
He felt like a nobody at school
Okulda kendini önemsiz biri gibi hissediyordu
yapmadım
Sahnedebir şeyi yapmamış olmak
I haven't seen it
Onu görmedim
Kalan 357 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 367 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap