You — 3. Sezon Bölüm 10
Kelimeler ve anlamları
611 kelime
geçici olarak
Sahnedekısa bir süreliğine
The road is temporarily closed
Yol geçici olarak kapalı
adlandırmak
Sahnedebirine veya bir şeye isim vermek
They named the baby Leo
Bebeğe Leo adını verdiler
isim
Sahnedebir kişiye veya nesneye verilen sözcük
My name is Alex
Benim adım Alex
ün
insanların bir kişi veya şey hakkındaki görüşü
He has a good name in the city
Şehirde iyi bir ünü var
ad
bir kişiyi ya da şeyi çağırmak için kullanılan sözcük
I know her name
Onun adını biliyorum
banliyö yaşamı
Sahnedeşehir dışındaki yerleşim yerleri veya bu yerlere özgü yaşam tarzı
He grew up in the quiet comfort of suburbia
Banliyö yaşamının sakin konforunda büyüdü
hadi
Sahnedebirini bir şeyi yapmaya teşvik etmek
Come on, you can do it
Hadi, yapabilirsin
üstüne gitmek
çok baskıcı veya aşırı davranmak
Don't come on so strong
Çok üstüme gelme
hadi canım
inanmamayı veya karşı çıkmayı ifade etmek
Come on, that is not true
Hadi canım, bu doğru değil
hadi ama
öfke veya hayal kırıklığını ifade eden söz
Come on, stop wasting my time
Hadi ama, zamanımı boşa harcamayı bırak
kur
birini cezbetmek için yapılan hamle
She gave him a come-on to start a conversation
Sohbet başlatmak için ona kur yaptı
belirmek
görünmeye veya olmaya başlamak
A smile came on his face
Yüzünde bir gülümseme belirdi
yaklaşmak
bir şeye doğru veya daha yakınına hareket etmek
He came on toward the house
Eve doğru yaklaştı
yağ
Sahnedeyiyeceklerde bulunan doğal yağlı madde
This food has too much fat
Bu yiyecek çok fazla yağ içeriyor
yüklü
bir şeyi vurgulamak için kullanılan
He received a fat salary
Yüklü bir maaş aldı
şişman
vücut yapısı geniş veya ağırlığı fazla olan
The fat cat is sleeping
Şişman kedi uyuyor
ikna etmek
Sahnedebirini bir şeye inanmaya veya bir şeyi yapmaya razı etmek
I tried to convince him to come
Onu gelmeye ikna etmeye çalıştım
ikna etmek
birini bir şeyin doğruluğuna inandırmak
I convinced him to come
Onu gelmeye ikna ettim
ikna etmek
birini bir şey yapmaya razı etmek
I convinced him to join us
Onu bize katılması için ikna ettim
geri gelmek
Sahnedebir yere veya bir kişiye geri dönmek
When will you come back?
Ne zaman geri geleceksin?
geri dönmek
bir dönem sonra yeniden popüler veya başarılı hale gelmek
Vintage clothes are coming back
Vintage kıyafetler yeniden popüler oluyor
yürümek
Sahnedebir ayağını diğerinin önüne koyarak ilerlemek
She likes to walk in the park
O parkta yürümeyi sever
yürüyüş yolu
insanların üzerinde yürümesi için yapılmış yol
The park has a nice walk for visitors
Parkta ziyaretçiler için güzel bir yürüyüş yolu var
adım adım anlatmak
bir süreci aşama aşama tarif etmek
Let me walk you through the process
Süreci sana adım adım anlatayım
yollarını ayırmak
Sahnedebirbirinden uzaklaşmak
They decided to part ways
Yollarını ayırmaya karar verdiler
emir
Sahnedebir şeyi yapılması için verilen talimat
The captain gave a strict order
Kaptan kesin bir emir verdi
düzen
şeylerin yerleştirilme veya birbirini takip etme şekli
Put the books in alphabetical order
Kitapları alfabetik sıraya koy
tarikat
aynı dini kurallara bağlı topluluk
He joined a religious order
Dini bir tarikata katıldı
sipariş etmek
bir restoranda yemek ya da içecek istemek
I want to order a pizza
Bir pizza sipariş etmek istiyorum
Kalan 601 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 611 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap