

Every Year After — 1. Sezon Bölüm 5
Kelimeler ve anlamları
592 kelime
umutsuz
Sahnedeumutsuz hisseden
He felt hopeless after the failure
Başarısızlıktan sonra kendini umutsuz hissetti
beceriksiz
bir şeyi yapmakta çok kötü olma
I am hopeless at math
Matematikte çok kötüyüm
içecek
Sahnedeiçilebilen sıvı
I want a cold drink
Soğuk bir içecek istiyorum
içecek
tüketilen sıvı
I want a cold drink
Soğuk bir içecek istiyorum
içmek
sıvı bir maddeyi yutmak
I drink water every day
Her gün su içerim
konuşma
Sahnededüşünceleri ifade etmek veya iletişim kurmak için kelimeler söyleme
She started talking at a young age
O küçük yaşta konuşmaya başladı
konuşma
fikir ve bilgi alışverişi içeren sözlü iletişim
There has been too much talking lately
Son zamanlarda çok fazla konuşma oldu
konuşma
bir şeyleri sesini kullanarak söyleme
She is talking to her friend
Arkadaşıyla konuşuyor
konuşma
bir şey hakkında konuşma eylemi
We are having a talking session
Bir konuşma seansı yapıyoruz
üniversite
Sahnedeliseden sonra öğrencilerin eğitim gördüğü yer
She is studying at college
O üniversitede okuyor
yara bandı
küçük bir kesiği kapatmak için kullanılan şerit
I need a band aid for my finger
Parmağım için bir yara bandına ihtiyacım var
yara bandı
küçük kesikleri kapatmak için kullanılan yapışkan şerit
I put a band aid on my finger
Parmağıma bir yara bandı yapıştırdım
yapışkanlı bant
yaraları korumak amacıyla kullanılan küçük parça
She applied a band aid to the cut
Kesigin üzerine bir yara bandı uyguladı
geçici çözüm
bir sorunu sadece kısa süreliğine çözen şey
This policy is just a band-aid for the problem
Bu politika sorun için sadece geçici bir çözüm
gelmek
Sahnedebir yere varmak veya görünmek
He didn't show up for the meeting
Toplantıya gelmedi
ortaya çıkmak
birinin bir yerde görünmesi veya gelmesi
He finally showed up at the party
Sonunda partide göründü
rezil etmek
birini başkalarının önünde utandırmak
She showed him up in front of the team
Onu takımın önünde rezil etti
çınlamak
Sahnedebir zil gibi net ve müzikal ses çıkarmak
The clock began to chime
Saat çınlamaya başladı
çan
vurulduğunda müzikal bir ses çıkaran metal tüp
The wind chime sounds beautiful
Rüzgar çanı güzel ses çıkarıyor
çınlamak
net ve müzikal bir ses çıkarmak
The old clock will chime soon
Eski saat yakında çınlayacak
çan çalmak
hoş ve melodik bir tınlama sesi yapmak
The bells chime every hour
Çanlar her saat başı çalar
yeterli
Sahnedegerektiği kadar
This is enough for me
Bu benim için yeterli
yeter
artık daha fazlasına gerek yok
That is enough
Bu kadar yeter
yeterli
istenilen ya da gereken miktarda
Do you have enough water
Yeterli suyun var mı
yeterli
ihtiyaç kadar olan
I have enough money
Yeterince param var
ayakta
Sahnedeişlevini sürdüren ve batmayan
They are trying to keep the business afloat
İşi ayakta tutmaya çalışıyorlar
hı hı
evet veya onay belirtmek için çıkarılan ses
Do you agree? Uh huh
Katılıyor musun? Hı hı
anlıyorum
dinleyicinin anladığını göstermek veya bir duraksama için kullanılan ses
Go on. Uh huh
Devam et. Anlıyorum
hı hı
evet demek veya dinlediğini göstermek için kullanılan bir ses
Uh huh I understand what you mean
Hı hı ne demek istediğini anlıyorum
evet
onaylama veya dinlediğini belirtme amacıyla kullanılan gayriresmi ifade
Uh-huh I understand what you mean
Evet ne demek istediğini anlıyorum
hı hı
onay veya anlaşıldığını göstermek için kullanılan ifade
Uh huh I understand your point
Hı hı fikrini anlıyorum
Kalan 582 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 592 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap