

Fleabag — 1. Sezon Bölüm 4
Kelimeler ve anlamları
331 kelime
memleket
Sahnedekişinin yaşadığı veya büyüdüğü yer
I am going back home next month
Gelecek ay memlekete dönüyorum
eve dönmek
önceden bulunulan yere veya eve geri dönme
I am going back home tomorrow
Yarın eve dönüyorum
eve dönüş
kişinin yaşadığı veya büyüdüğü yer ya da önceki bir konuma dönüş
I am going back home today
Bugün eve dönüyorum
memleket
bir kişinin büyüdüğü veya kökeninin olduğu yer
I am going back home for the summer
Yaz için memlekete gidiyorum
ana fikir
Sahnedesavunulan temel düşünce veya argüman
I see your point
Ne demek istediğini anlıyorum
işaret etmek
bir şeyi veya yönü göstermek
He pointed to the door
Kapıyı işaret etti
an
bir süreçteki belirli bir zaman veya aşama
At this point we can stop
Bu noktada durabiliriz
uç
keskin veya sivri olan uç kısım
The point of the pencil is sharp
Kalemin ucu sivri
yargılama
Sahnedebir şey hakkında fikir oluşturma
Stop judging me
Beni yargılamayı bırak
yargılama
bir konu hakkında fikir veya sonuca varma
I am judging the situation carefully
Durumu dikkatlice yargılıyorum
kontrol etmek
Sahnedebir şeye dikkatlice bakmak
Please check your answers
Lütfen cevaplarınızı kontrol edin
hesap
ödenmesi gereken miktarı gösteren belge
Can I have the check please
Hesabı alabilir miyim lütfen
kareli
kumaş üzerindeki küçük kareli desen
He wore a check shirt
Kareli bir gömlek giydi
hesap
bir hizmet veya yemek için ne kadar borcunuz olduğunu gösteren kağıt parçası
Could we have the check please
Hesabı alabilir miyiz lütfen
kusursuz
Sahnedehiçbir hatası veya kusuru olmayan
This diamond is perfect
Bu elmas kusursuz
mükemmelleştirmek
bir şeyi kusursuz hale getirmek
She wants to perfect her skills
Becerilerini mükemmelleştirmek istiyor
tam puan
okul çalışması için verilen en yüksek not
She got a perfect on her history exam
Tarih sınavından tam puan aldı
bahane
bir hatayı açıklamak için öne sürülen neden
That is just a perfect for being late
Bu geç kalmak için sadece bir bahane
yüksek sesle
Sahnedeçok fazla ses çıkararak
He speaks loudly
Yüksek sesle konuşur
fısıldamak
Sahnedeçok alçak sesle konuşmak
She whispered a secret to me
Bana bir sır fısıldadı
fısıltı
Sahnedeçok kısık sesle konuşurken çıkarılan ses
She spoke in a whisper
O fısıltıyla konuştu
eser
bir şeyin çok küçük miktarı
There was a whisper of smoke in the air
Havada çok hafif bir duman vardı
uyluk
Sahnedekalça ile diz arasındaki bacak bölümü
My thigh hurts
Uyluğum ağrıyor
uyluk
bacağın kalça ile diz arasındaki kısmı
She felt pain in her thigh after the run
Koşudan sonra uyluğunda ağrı hissetti
aptal
Sahnedeaptal veya sevimsiz bir kimse
Don't be such a twat
Bu kadar aptal olma
pislik
kaba veya hoş olmayan kişi
He is such a twat
O tam bir pislik
am
kadın cinsel organı
He used the word twat
O am kelimesini kullandı
gerizekalı
aptal veya sevimsiz kişi
Stop acting like a twat
Bir gerizekalı gibi davranmayı bırak
çok güvenmek
Sahnedebir şeyin işe yaradığına tam olarak inanmak
I swear by this organic tea
Bu organik çaya çok güvenirim
Kalan 321 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 331 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap