

The Sopranos — 5. Sezon Bölüm 7
Kelimeler ve anlamları
681 kelime
bonfile
Sahnedesığır etinin en kaliteli ve yumuşak parçası
I ordered filet mignon for dinner
Akşam yemeği için bonfile sipariş ettim
yıl
Sahnedeon iki aylık bir süre
It has been five years
Beş yıl oldu
yıllar
çok uzun bir zaman süreci
It has been years since I saw her
Onu görmeyeli yıllar oldu
yaş
bir kişinin hayatta kaldığı süre miktarı
He is ten years old
O on yaşındadır
yıl
üç yüz altmış beş günlük süre
I have lived here for two years
İki yıldır burada yaşıyorum
yıllar
uzun bir zaman dilimi
It has been years since we met
Görüşmeyeli yıllar oldu
sene
on iki aylık bir süre
The project will take one year
Proje bir sene sürecek
yıllar
uzun bir süre kapsayan zaman dilimi
It has been many years since we met
Görüşmeyeli uzun yıllar oldu
aman allahım
Sahnedeşok veya şaşkınlığı ifade etmek için kullanılan bir söz
Mother of God you scared me
Aman Allahım ödümü kopardın
hikayeler
Sahnedehayali veya gerçek olayların anlatımı
I love reading ghost stories
Hayalet hikayeleri okumayı severim
katlar
bir binanın katları veya seviyeleri
The building has ten stories
Binanın on katı var
taşınmak
Sahnedebir yerden başka bir yere gitmek veya yerleşmek
I moved to London last year
Geçen yıl Londra'ya taşındım
harekete geçmek
bir şeyi yapmak için girişimde bulunmak
We moved to finish the task
Görevi bitirmek için harekete geçtik
ihanet
Sahnedegüveni kötüye kullanma veya sadakatsizlik eylemi
His betrayal shocked everyone
Onun ihaneti herkesi şaşırttı
görünmek
Sahnedebir şeymiş izlenimi vermek
You seem happy today
Bugün mutlu görünüyorsun
getirmek
Sahnedebir şeyi bir yere taşımak
Please bring me some water
Lütfen bana biraz su getir
beraberinde getirmek
Sahnedebir durumun yaşanmasına neden olmak
Spring brings warm weather
Bahar sıcak havaları beraberinde getirir
büyütmek
bir çocuğa yetişkin olana kadar bakmak
They brought up three children
Üç çocuk büyüttüler
para
Sahnedebir şeyler satın almak için kullanılan madeni veya kağıt ödeme araçları
I have some money
Biraz param var
servet
bir kişinin kazandığı ya da sahip olduğu mal varlığı
She has a lot of money
Çok parası var
kıyı
Sahnededeniz veya göl kenarındaki kara parçası
We walked along the shore
Kıyı boyunca yürüdük
kıyı
deniz veya göl kenarındaki kara parçası
We walked along the shore
Kıyı boyunca yürüdük
Kalan 671 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 681 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap