

The Sopranos — 6. Sezon Bölüm 15
Kelimeler ve anlamları
666 kelime
dil
Sahnedefikirleri ifade etmek için kullanılan kelime sistemi
I am learning a new language
Yeni bir dil öğreniyorum
dil
konuşurken kullanılan kelimeler
He speaks a foreign language
O yabancı bir dil konuşuyor
ölmek
Sahnedecanlılığın sona ermesi
All living things will eventually die
Tüm canlılar sonunda ölecek
zar
oyunlarda kullanılan üzerinde sayılar olan küçük küp
Roll the die
Zarı at
çok istemek
bir şeyi aşırı derecede arzulamak
I am dying for a coffee
Bir kahve için can atıyorum
tecrübesiz kişi
belirli bir aktiviteyi daha önce hiç yapmamış kimse
He is still a die here
O burada hala tecrübesiz biri
genellikle
Sahnedeçoğu durumda veya kural olarak
I generally wake up at 7 am
Genellikle sabah 7'de uyanırım
yumruk atmak
Sahnedebir şeye kuvvetle vurmak
He packs a hard punch
O çok sert yumruk atar
yerleştirmek
eşyaları bir kabın içine doldurmak
Pack the boxes
Kutuları doldur
sürü
bir arada bulunan canlılar grubu
A pack of dogs
Bir köpek sürüsü
paket
bir şeyleri içine koymaya yarayan küçük kutu
I bought a pack of gum
Bir paket sakız aldım
şekerleme
Sahnedeşeker veya çikolatadan yapılan tatlı yiyecek
I bought some candy at the store
Mağazadan biraz şekerleme aldım
şeker
şekerle yapılan küçük ve tatlı yiyecek
Do you want some candy?
Biraz şeker ister misin?
şekerleme
şekerden yapılan tatlı yiyecek
She bought some candy at the store
Mağazadan biraz şekerleme aldı
şeker
şekerden yapılmış küçük tatlı parça
She gave me a piece of candy
Bana bir parça şeker verdi
yalpalamak
Sahnededengesini kaybederek zorlukla yürümek
He staggered home after the party
Partiden sonra eve yalpalayarak gitti
zamanlara yaymak
etkinlikleri aynı anda olmayacak şekilde planlamak
We staggered the work shifts
Mesai saatlerini farklı zamanlara yaydık
kâr
Sahnedemasraflar ödendikten sonra kazanılan para
The company made a big profit this year
Şirket bu yıl büyük bir kâr elde etti
kâr
maliyetler ödendikten sonra elde edilen para
The company made a profit
Şirket kâr elde etti
kâr etmek
bir şeyden para kazanmak
He hoped to profit from the deal
Anlaşmadan kâr etmeyi umuyordu
kâr
tüm masraflar ödendikten sonra elde edilen para
The company made a big profit this year
Şirket bu yıl büyük bir kâr elde etti
bir süre
Sahnedebelirli bir zaman boyunca
Stay awhile
Bir süre kal
oturmak
Sahnedevücudunu bir yere veya zemine doğru alçaltmak
Please sit down here
Lütfen buraya otur
masada yenen yemek
insanların masaya oturarak yediği yemek
We had a sit-down meal
Masada yenen bir yemek yedik
oturma eylemi
bir şeyi protesto etmek için topluca oturarak yapılan eylem
The workers held a sit-down in the factory
İşçiler fabrikada bir oturma eylemi yaptılar
oturup konuşmak
biriyle resmi veya planlı bir görüşme yapmak
We should sit down to discuss the contract
Sözleşmeyi görüşmek için oturup konuşmalıyız
çift
Sahnedebirlikte kullanılan iki eşyadan oluşan set
I have a pair of socks
Bir çift çorabım var
eşlemek
iki şeyi bir araya getirerek takım oluşturmak
I need to pair these socks
Bu çorapları eşlemem gerekiyor
çift
birbiriyle ilgili iki şeyden oluşan set
I bought a new pair of shoes
Yeni bir çift ayakkabı aldım
Kalan 656 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 666 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap