

The Summer I Turned Pretty — 1. Sezon Bölüm 4
Kelimeler ve anlamları
511 kelime
kapmak
Sahnedehızlı bir hareketle bir şeyi almak
She grabbed her keys and left
Anahtarlarını kaptı ve gitti
kapmak
bir şeyi elinle hızla almak
She reached out to grab the bag
Çantayı kapmak için uzandı
çevrelemek
bir şeyi her taraftan sarmak
The walls grab the garden
Duvarlar bahçeyi çevreliyor
yetiştirmek
Sahnedebir çocuğu yetişkin olana kadar bakıp büyütmek
She raised three children alone
Üç çocuğunu tek başına yetiştirdi
toplamak
Sahnedebelirli bir miktar para biriktirmek
They raised money for charity
Yardım için para topladılar
kaldırmak
bir şeyi yukarı doğru hareket ettirmek
Please raise your hand
Lütfen elinizi kaldırın
gündeme getirmek
bir konu hakkında konuşmaya başlamak
She raised a new point
Yeni bir konu gündeme getirdi
mayo
Sahnedeyüzmek için giyilen kıyafet
She is wearing a red bathing suit
O kırmızı bir mayo giyiyor
mayo
yüzmek için giyilen kıyafet
I bought a new bathing suit
Yeni bir mayo aldım
palmiye ağacı
Sahnedesıcak yerlerde yetişen büyük yapraklı ve gövdeli bir ağaç türü
I saw a palm tree on the beach
Sahilde bir palmiye ağacı gördüm
hadi
Sahnedebirini bir şeyi yapmaya teşvik etmek
Come on, you can do it
Hadi, yapabilirsin
üstüne gitmek
çok baskıcı veya aşırı davranmak
Don't come on so strong
Çok üstüme gelme
hadi canım
inanmamayı veya karşı çıkmayı ifade etmek
Come on, that is not true
Hadi canım, bu doğru değil
hadi ama
öfke veya hayal kırıklığını ifade eden söz
Come on, stop wasting my time
Hadi ama, zamanımı boşa harcamayı bırak
kur
birini cezbetmek için yapılan hamle
She gave him a come-on to start a conversation
Sohbet başlatmak için ona kur yaptı
belirmek
görünmeye veya olmaya başlamak
A smile came on his face
Yüzünde bir gülümseme belirdi
yaklaşmak
bir şeye doğru veya daha yakınına hareket etmek
He came on toward the house
Eve doğru yaklaştı
gelmek
Sahnedebir yere ulaşma
The train is coming
Tren geliyor
gelecek
yakın zamanda olacak olan
The coming weeks will be busy
Gelecek haftalar yoğun geçecek
gelen
bir yerden bir yere doğru hareket eden
My friend is coming to my house
Arkadaşım evime geliyor
gelme
bir yere doğru hareket etme eylemi
Your coming made me happy
Gelmen beni mutlu etti
sarılmak
Sahnedekollarını birinin etrafına dolamak
Give me a hug
Bana sarıl
sarılmak
birini sevgiyle kolların arasına alıp sıkıca tutmak
He hugged his friend goodbye
Arkadaşına veda ederken sarıldı
kıyısından gitmek
bir şeyin çok yakınından geçmek veya takip etmek
The road hugs the coastline
Yol sahil şeridini takip ediyor
tamam
Sahnedekabul veya onay belirtmek için kullanılır
Okay, I agree
Tamam, katılıyorum
peki
Sahnedebir cümleye başlamak veya dikkat çekmek için kullanılır
Okay, let's go
Peki, hadi gidelim
iyi
iyi veya kabul edilebilir durumda olan
I am okay
İyiyim
tamam
birinin kabul edip etmediğini ya da anlayıp anlamadığını kontrol etmek için kullanılan ifade
Okay?
Tamam mı?
denemek
Sahnedebir şeyi yapmak için çaba sarf etmek
I will try to run
Koşmayı deneyeceğim
denemek
Sahnedebir şeyin işe yarayıp yaramadığını kontrol etmek
Try this cake
Bu keki dene
yargılamak
mahkemede suçlu olup olmadığına karar vermek için delilleri incelemek
They will try the suspect in court
Şüpheliyi mahkemede yargılayacaklar
duş
Sahnedesu püskürtmesi altında yıkanma eylemi
I take a shower every morning
Her sabah duş alırım
yağdırmak
birine bir şeyden çok fazla vermek
They showered her with gifts
Ona hediyeler yağdırdılar
sağanak
kısa süreli yağmur
There was a quick shower this afternoon
Bu öğleden sonra kısa bir sağanak yağış vardı
bebek partisi
hamile bir kadına hediye vermek için düzenlenen parti
She enjoyed the baby shower
Bebek partisini çok beğendi
Kalan 501 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 511 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap