

The Summer I Turned Pretty — 2. Sezon Bölüm 2
Kelimeler ve anlamları
440 kelime
resim
Sahnedegörsel bir temsil
I drew a picture
Bir resim çizdim
hayal etmek
zihinde canlandırmak
I can't picture it
Bunu hayal edemiyorum
genel durum
bir durumun tamamı veya ana fikri
You need to understand the whole picture
Genel durumu anlaman gerekiyor
film
sinemada gösterilen hareketli görüntü
We saw a funny picture at the cinema
Sinemada komik bir film izledik
senkronize
Sahnedeaynı zaman dilimine veya duruma getirilmiş
Our calendars are synced
Takvimlerimiz senkronize edildi
eş zamanlı
iki veya daha fazla şeyin aynı anda gerçekleşmesini sağlamak
Please make sure your devices are synced
Lütfen cihazlarınızın eş zamanlı olduğundan emin olun
eşzamanlı
iki veya daha fazla şeyin aynı anda birlikte çalışması
The files are synced
Dosyalar eşzamanlı çalışıyor
yaban mersini
Sahnedeküçük tatlı mavi bir meyve
I love blueberries
Yaban mersinlerini severim
zor
Sahnedekolay olmayan
This exam is hard
Bu sınav zor
sert
alkol içeren
This is a hard drink
Bu sert bir içkidir
sert
yumuşak olmayan
The bed is too hard
Yatak çok sert
sert
birine kaba veya katı davranan
The coach was hard on the team
Koç takıma karşı sert davrandı
konuşmak
Sahnedetam şu anda bir şeyler ifade etmek
I am speaking right now
Şu anda konuşuyorum
konuşmak
biriyle sözlerle iletişim kurmak
I can speak English
İngilizce konuşabiliyorum
konuşabilmek
bir dilde iletişim kurma becerisi
Do you speak Spanish
İspanyolca konuşabilir misin
konuşmak
birine sözcükler söylemek
Please speak slowly
Lütfen yavaş konuşun
hitap etmek
birine sözcükler söylemek
He speaks to the crowd
Kalabalığa hitap ediyor
yoğun
Sahnedeçok güçlü veya aşırı
The competition was intense
Rekabet yoğundu
depresyon
Sahnedesürekli üzüntüye neden olan ruh sağlığı durumu
He is struggling with depression
Depresyonla mücadele ediyor
alçak basınç
şiddetli rüzgar ve yağış getiren hava sistemi
A depression is moving towards the coast
Bir alçak basınç sistemi kıyıya doğru ilerliyor
ekonomik bunalım
uzun süreli ekonomik durgunluk dönemi
The country faced a deep depression
Ülke derin bir ekonomik bunalım yaşadı
cihaz
Sahnedebelirli bir amaç için tasarlanmış ekipman parçası
This is a useful device
Bu faydalı bir cihaz
durum
Sahnedebelirli bir zaman veya olay
It was a special occasion
Bu özel bir durumdu
neden olmak
bir şeyin gerçekleşmesine sebep olmak
His comments occasioned much debate
Yorumları çok tartışmaya neden oldu
dil
Sahnedeağzın içinde tat almaya ve konuşmaya yarayan etli organ
He burned his tongue on the hot coffee
Sıcak kahveyle dilini yaktı
dil
konuşmak için kullanılan kelimeler sistemi
English is my mother tongue
İngilizce benim ana dilim
dil
besin olarak tüketilen hayvan dili
He tried eating beef tongue
O dana dili yemeyi denedi
diliyle dokunmak
bir şeye dilini değdirmek veya dil ile hareket ettirmek
The dog tongued the bone
Köpek kemiğe diliyle dokundu
Kalan 430 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 440 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap