

Vikings — 3. Sezon Bölüm 6
Kelimeler ve anlamları
313 kelime
hemfikir olmak
Sahnedebiriyle aynı görüşü paylaşmak
We agree on this point
Bu noktada hemfikiriz
hemfikir olmak
birisiyle aynı düşünceye sahip olmak
I agree with you
Seninle hemfikirim
katılmak
birisiyle aynı düşünceye sahip olmak ya da bir şeyi kabul etmek
I agree with your plan
Planına katılıyorum
arkada bırakmak
Sahnedebir şeyi yanına almadan ayrılmak
I left my bag behind
Çantamı arkada bıraktım
geride bırakmak
bir şeyi veya birini ardında bırakmak ya da vazgeçmek
Please do not leave your bag behind
Lütfen çantanızı geride bırakmayın
geride bırakmak
bir yere giderken bir şeyi yanlışlıkla yanına almamak
I left my bag behind at the cafe
Çantamı kafede geride bıraktım
geride bırakmak
bir yerden giderken bir şeyi orada kalmasını sağlamak
I left behind my phone
Telefonumu geride bıraktım
ancak
Sahnedebir istisna veya karşıtlık belirtir
I would go only I am tired
Giderdim ancak yorgunum
yalnızca
Sahnedebelirtilenden fazlası olmadığını vurgular
It is only a scratch
Bu yalnızca bir çizik
tek
Sahnedeeşsiz veya biricik olan
You are my only friend
Sen benim tek arkadaşımsın
sadece
daha fazlası olmayan
I have only two dollars
Sadece iki dolarım var
gemi
Sahnededenizde seyahat eden büyük deniz taşıtı
The large ship crossed the ocean
Büyük gemi okyanusu geçti
göndermek
malları göndermek veya taşımak
We will ship the order tomorrow
Siparişi yarın göndereceğiz
durum belirten ek
bir durum veya nitelik ifade eden son ek
Friendship is very important
Arkadaşlık çok önemlidir
yakıştırmak
iki kişiyi romantik bir çift olarak desteklemek
I ship those two characters
O iki karakteri birbirine yakıştırıyorum
bitirmek
Sahnedebir şeyi sona erdirmek
I need to finish my homework
Ödevimi bitirmem gerekiyor
bitiş
bir olayın veya etkinliğin sonu
She is near the finish of her project
Projesinin bitişine yaklaştı
yüzey görünümü
bir yüzeyin son hali
The wood has a glossy finish
Ahşabın parlak bir yüzey görünümü var
bitirmek
bir şeyi sona erdirmek
I need to finish my homework
Ödevimi bitirmem gerekiyor
taht
Sahnedekral veya kraliçenin oturduğu özel koltuk
The king sat on his throne
Kral tahtına oturdu
taht
kral veya kraliçelerin oturduğu özel koltuk
The king sat on his golden throne
Kral altın tahtına oturdu
klozet
tuvalet için kullanılan gayri resmi kelime
He is sitting on the throne
O klozetin üzerinde oturuyor
intikam
Sahnedesize zarar veren birine karşılık verme eylemi
He wanted revenge for the joke
Şaka için intikam almak istedi
öç
yapılan bir haksızlık için birini cezalandırma eylemi
She sought vengeance for her friend
Arkadaşı için öç almak istedi
intikam
yapılan bir kötülüğe karşılık olarak zarar vermek
He took revenge on his enemy
Düşmanından intikam aldı
getirmek
Sahnedebir şeyi bir yere taşımak
Please bring me some water
Lütfen bana biraz su getir
beraberinde getirmek
Sahnedebir durumun yaşanmasına neden olmak
Spring brings warm weather
Bahar sıcak havaları beraberinde getirir
büyütmek
bir çocuğa yetişkin olana kadar bakmak
They brought up three children
Üç çocuk büyüttüler
kutsanmış
Sahnededini bir kutsama ile kutsal kılınmış
The priest held a blessed cross
Rahip kutsanmış bir haç tutuyordu
şanslı
kendini çok talihli veya minnettar hissetmek
I feel blessed to have such good friends
Böylesine iyi arkadaşlara sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum
mutlu eden
birine mutluluk veya iyilik getiren
Her presence is a blessed comfort
Onun varlığı mutluluk veren bir teselli
şanslı
çok şanslı veya minnettar hissetmek
I feel blessed to have such great friends
Böyle harika arkadaşlara sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum
geçit
Sahnedebir yere giriş sağlayan yol veya bir şeyin başlangıcı
This pass is the gateway to the city
Bu geçit şehre giden yoldur
Kalan 303 kelimenin kilidini aç
Premium ile bu içeriğin tüm kelimelerini, anlamlarını ve quizini aç. Tüm diziler ve filmler dahil.
10 / 313 kelime açık
Zaten Premium musun? Giriş yap